banner309

Manisa’dan sebze ve meyve fiyatlarını düşürecek teklif

Son aylarda sebze-meyve fiyatlarında yaşanan fiyat artışları ve ardından açılan tanzim satış noktalarıyla ilgili açıklamada bulunan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yapı Kooperatifler Meslek Komitesi üyesi Mustafa Pala, “Sorunun temel kaynağı üretim azlığıdır. Ne yaparsak yapalım, tanzim satış noktaları düzenleyelim, üretimi artırmadan çözüm mümkün değil. Üretici ve tüketici arasındaki tedarik zinciri kısaltılmalı, kooperatifçilik ve seracılık desteklenmelidir” dedi.

Manisa’dan sebze ve meyve fiyatlarını düşürecek teklif

Son aylarda sebze-meyve fiyatlarında yaşanan fiyat artışları ve ardından açılan tanzim satış noktalarıyla ilgili açıklamada bulunan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yapı Kooperatifler Meslek Komitesi üyesi Mustafa Pala, “Sorunun temel kaynağı üretim azlığıdır. Ne yaparsak yapalım, tanzim satış noktaları düzenleyelim, üretimi artırmadan çözüm mümkün değil. Üretici ve tüketici arasındaki tedarik zinciri kısaltılmalı, kooperatifçilik ve seracılık desteklenmelidir” dedi.

Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yapı Kooperatifler Meslek Komitesi üyesi Mustafa Pala, beraberinde Komite Başkanı Hikmet Oban ve komisyon üyesi Adnan Özgürler’le birlikte son zamanlarda artan sebze ve meyve fiyatları ile kooperatifleşmenin önemi hakkında basın açıklaması düzenledi. Açıklamasına son günlerde sebze-meyve fiyatlarında yaşanan fiyat artışları ve açılan tanzim satış noktalarıyla başlayan Pala, “Sorunun temel kaynağı üretim azlığıdır. Ne yaparsak yapalım, tanzim satış noktaları düzenleyelim ki bunu geçici olarak söylüyoruz. Üretimi artırmadan çözüm mümkün değil. Üretim artırılacak. Bunun nasıl olacağıyla ilgili görüşlerimizde var. Biz aslında tarımda kendine yeten bir ülke olarak sayılıyorduk. Verimli topraklarımız var, ülkemizde dört mevsimi aynı anda yaşayabiliyoruz. Özellikle biz tarımda çok gelişmiş bir kent olmamıza rağmen tarım ürünlerinde, özellikle de sebzede sıkıntı çekilmesini anlamak gerçekten mümkün değil. Tarım ürünlerini kendi halkını doyurduktan sonra ihraç eden bir ülke olmamız gerekirken tarım ürünlerini ithal eden bir ülke konumuna geldik. Birçok ürünü, buğdayı, fasulyeyi, pirinci, nohudu, temel ürünlerimizin hepsini yurt dışından ithal etmeye başladık. Öyle olunca da yetmiyor. Ekonomide arz talep dengesi vardır. Bir ürüne talep çok, arz azsa o ürünün fiyatı artar. Bir ürüne arz çok, talep azsa o ürünün de fiyatı düşer. Bu, bu kadar açık bir durumdur” dedi.

“Tedarik zinciri kısaltılmalı”

Fiyatların düşmesi için en önemli faktörün tedarik zincirinin kısalması olduğunu vurgulayan Pala, “Öncelikle tedarik zincirinin kısalması gerekiyor. Üreticiden tüketiciye ulaşana kadar bir ya da iki kişiden geçtiğinde bunun fiyatı artmamış oluyor. En kısa tedarik zinciri de üreticiyle tüketiciyi buluşturacaksınız. Özellikle yerel seçimler öncesi başkan adaylarımıza duyurmak istiyoruz. Manisa’nın çevresinde sebze üretimi kent bahçeleriyle çoğaltılabilir. Seracılık desteklenebilir. Belediyeler de pazarlarda üretici pazarları açarlarsa üreticilerle tüketiciler bir araya gelerek tedarik zincirini kısaltmış olurlar. Bu çok zor bir düzenleme değil” ifadelerini kullandı.

“Kooperatifçiliğin desteklenmesi gerekiyor”

Tanzim satış noktalarının bir çözüm olmadığını kaydeden Pala, şunları söyledi:

“Kooperatifçilik ülkemizde gündeme getirilmezken, tanzim satışlarda yeniden kooperatifler akıllara geldi insanların. Tarım Kredi Kooperatiflerini kullandılar. Bu kooperatiflerin aldığı ürünleri belediyeler aracılığıyla pazarlamaya başladılar. Yine bir kooperatifi devreye sokmak durumunda kaldılar. Ben kooperatifçiliğin desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.”

Türkiye bir zamanlar kendi kendine yeten ender ülkelerden biriyken şimdi birçok ürünün ithal edildiğini kaydeden Pala, "Rusya ve Ukrayna’dan buğday alıyoruz, Brezilya ve Arjantin’den kırmızı et, Kanada’dan mercimek, Rusya’dan mısır, Fransa’dan arpa, Srilanka’dan çay, ABD’den pirinç, Meksika’dan kuru fasulye, Hindistan’dan nohut, şimdi iyi durun İran ve Şili’den üzüm alıyoruz. Üzümün başkenti Manisa, dünyada üzümün en çok üretildiği yer. Buraya İran ve Şili’den üzüm geliyor. Bunların bir bölümü de sınırlarımızdan kaçak giriyor. O zaman bizim üzümümüzün içine karıştırıldığı için kalitesini düşürüyor. Ülke olarak verimli topraklarımız olmasına rağmen kendi ürettiğimiz kendimize yetmediği için ithalat yapmak durumunda kalıyoruz. Çare, tarım ürünlerinin üretimini çoğaltmak, arzı çoğaltmaktır. Bunun başka bir çözüm yolu yoktur."

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.