1658 yıldır medeniyetleri besleyen ağaç bu yıl da meyve verdi

Tarihte birçok medeniyetin üzerinden zeytin topladığı dünyanın en yaşlı ürün veren ağacı olan 1658 yaşındaki zeytin ağacı, bu yıl da ürünlerini olgunlaştırdı. Hasada hazırlanan ağaçta olgunlaşan zeytinler toplanmaya başlanırken, toplanan zeytinlerden yağ çıkarılarak sembolik bir fiyat karşılığında satışa sunulacak.

1658 yıldır medeniyetleri besleyen ağaç bu yıl da meyve verdi

Tarihte birçok medeniyetin üzerinden zeytin topladığı dünyanın en yaşlı ürün veren ağacı olan 1658 yaşındaki zeytin ağacı, bu yıl da ürünlerini olgunlaştırdı. Hasada hazırlanan ağaçta olgunlaşan zeytinler toplanmaya başlanırken, toplanan zeytinlerden yağ çıkarılarak sembolik bir fiyat karşılığında satışa sunulacak.
Roma döneminde dikilen ve Roma’dan Bizans’a ardından Osmanlı İmparatorluğu’na ve son olarak Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar tarihteki en önemli medeniyetleri besleyen zeytin ağacı, adeta tarihe tanıklık ediyor. 1658’inci yaşıyla dünyanın en yaşlı ürün veren ağacı olma özelliğine sahip Manisa’nın Kırkağaç ilçesindeki zeytin ağacı, bu yıl da zeytinlerini olgunlaştırdı. Üzerinde Edremit, Uslu, Domat ve Gemlik tipi olmak üzere 4 farklı zeytin türü bulunan ağaç hasat edilmeye hazırlanıyor. Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı tarafından 2020 yılının ilk ürünleri toplanırken, ekim ayının ortalarına kadar ağaçtaki tüm ürünlerin tamamen hasat edilmesi bekleniyor. 1658 yaşındaki zeytin ağacından ürünlerin hasat edilmesi tamamlanması sonrasında, zeytin yağı çıkarılarak sembolik bir rakam karşılığında satışa sunulacak. Satıştan elde edilen gelirle de Anıt Ağaç’ın bakımında ve çevre düzenlemesinde kullanılacak.

“Bu ağacımız dünyanın en yaşlı meyve veren ağacı”
1658 yaşındaki ağacın dünyanın en yaşlı meyve veren ağacı olduğunu belirten Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı, “Bu ağacımız dünyanın en yaşlı meyve veren ağacı. Ege Üniversitesi araştırmacıları tarafından da tescillendi. Şu an 1658 yaşında. Meyve vermeyenler arasında da dünyanın 3. en yaşlı ağacı. Ağacın üzerinde 4 çeşit zeytin var. Birisi Edremit tipi zeytin, Uslu, Domat ve Gemlik tipi zeytin var. 4 farklı zeytin türünü üzerinde barındırıyor. Burası yıllar önce belediyemizin katkılarıyla çevre düzenlemesine kavuştu. Ağaç şu an koruma altında ve her geçen gün ziyaretçileri de artıyor. Biz de bu bakıma ve korumaya katkı olsun diye Kırkağaç Ziraat Odası olarak şöyle bir düşüncemiz var; Bu ağacımızın zeytinlerini toplayıp, bu zeytinlerden yağ sıktırıp, buradan elde edilen yağlar 1658 yaşındaki bir ağacın zeytin yağı, daha doğrusu dünyanın en yaşlı zeytin ağacının zeytin yağı olarak. Bunu da özel kişilere sembolik fiyatlarla satıp buradan elde ettiğimiz geliri bu ağacımızın bakımında ve çevresinin bakımında kullanmayı düşünüyoruz” dedi.
Ağacın gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Özarı, “Bu ağaç bizim için önemli ve gelecek nesillere aktarmak durumundayız. Bizim için olduğu kadar Kırkağaç için de önemli. Kırkağaç için olduğu kadar Türkiyemiz için de önemli. Bu ağacımızın var olması ve gelecek nesillere aktarılması Türkiye zeytinciliği için de önemli. O bakımdan bunu önemsiyoruz” diye konuştu.
Hollandalı araştırmacı ve arkeolog Ticia Verveer tarafından 2016 yılında yapılan araştırmalara göre ağacın 2000 yılında olduğunu söyleyen Özarı, “Biz 1658 yaşında diyoruz ancak, 2016 yılında Hollandalı bir araştırmacı bu ağacın kavuklarından örnekler alıp yapmış olduğu testler sonucunda bu ağacın 2000 yaşında olduğunu söyledi. Yani neredeyse Hz. İsa ile aynı yaşta olduğunu söyledi. Biz de aynı testi Manisa Celal Bayar Üniversitesinde yaptıralım istedik. Ama onlarda bu ozon testini yapacak ekipman olmadığı belirtildi” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde 1957 yılında terk edilen bir zeytin yağı fabrikasının bulunduğunu ve tüm malzemeleriyle korunan bu fabrikanın müze haline getirilmesini talep eden Özarı, “Bu ağacımız Kırkağaç’ın Bakır Mahallesi’nde bulunuyor. Bir de bizim Bakır Mahallemizde belki de bu civarın hatta Ege Bölgesi’nin en eski ve en doğal haliyle zeytin yağı fabrikası var. 1957 yılında faaliyetini sonlandırmış fakat o yıldan beri bütün içindeki presleri, zeytin kuyuları, dinlendirme kuyuları, zeytin çekirdeklerini ezen taşlar, zeytin yağı bidonları, ezilen zeytinlerin konulduğu çuvallara kadar hepsi 1957 yılındaki haliyle duruyor. Burayı da restore ederek bir zeytin müzesi haline getirebilirsek, tarım turizminin merkezi olacağına inanıyorum. Bunu biz Kırkağaç Ziraat Odası olarak tek başımıza yapamayız. Bunun için Kaymakamımızdan, Belediye Başkanımızdan, il ve ilçe Tarım ve Orman Müdürlerimizden, Manisa Valimizden bu ağaç ve zeytin yağı fabrikasının bir müzeye dönüştürülmesini talep ediyoruz” dedi.
Ağacın tarihi açıdan büyük bir öneminin olduğunu belirten Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tarih Bölümü mezunu, tarihçi Gizem Özçetin, “İlk defa geliyorum. Ben bir tarihçiyim. Yeni mezun oldum. Burayı da merak ediyordum. Kendi memleketimin bir tarihi burası. Çok güzel çok köklü bir ağaç çok da hoşuma gitti. Tarihi açıdan baktığımızda 1658 yaşında ve 1658 yıldır burada olan bir ağaç olarak birçok medeniyeti görmüş birçok milletin burada yaşayışına tanık oldu. Birçok medeniyetten insan bu ağaçtan ürün topladı. Benim açımdan çok ilgi çekici” ifadelerini kullandı.
Bu yıl da üzerinde bulunan 4 farklı çeşit zeytinleri olgunlaştırmaya başlayan 1658 yaşındaki ağaçtan ilk ürünler Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı tarafından toplandı. Ekim aylarında da devam edilecek hasatla birlikte ağaçtaki tüm ürünler toplanarak zeytinyağı çıkarılacak.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.