Başbakan Erdoğan Ak Parti Kongresinde Konuştu

İşte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti kongresindeki konuşmasının satır başları.

Başbakan Erdoğan Ak Parti Kongresinde Konuştu

İŞTE ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARININ SATIR BAŞLARI
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır 
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yâr vardır 
Yoktan da vardan da öte bir
Var vardır Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır 
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır 
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır 
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır 
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır 
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır 
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardı
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır 
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır

RABBİME SONSUZ HAMD EDİYORUM
Bize böyle yol arkadaşları bahşettiği için yolda yürümeyi mukadder kıldığı için rabbime sonsuz hamd ediyorum. Bu salonda Türkiye var. 7 coğrafi bölgesiyle tüm renkleriyle bu salonda 75 milyon var. Bu salonda Ortadoğu var, bu salonda Balkanlar var. Bu balkonda Kuzey Afrika, Kafkasya, Avrupa, Asya, Afrika var. Bu salonda kardeşlik var, dostluk var. Muhabbet var. Bugün Türkiye'nin değil dünyanın kalbi burada atıyor. 

İşte ben bu salondan Türkiye'yi selamlıyorum. 75 milyon aziz milletimi en kalbi duygularla selamlıyorum. Edirne'nin Meriç ilçesinin Akıncılar köyünden, Kars'ın Digor'una kadar Muğla'nın Datça ilçesine Hakkari'nin Yaylapınar köyüne kadar, Erzurum'dan İstanbul'a kadar nefes alan her bir kardeşimi gönülden selamlıyorum. Buradan Bakü'yü, Saraybosna'ya Gümülcine'ye selamlarımı gönderiyorum. Erbil'e Süleymaniye'ye Basra'ya buradan selamlarımı gönderiyorum. Kabil'e, Sanay'ya Mogadişu'ya Tunus'a, Cezair'e, Kahire'ye buradan selamlarımı gönderiyorum. Buradan kardeşliğin ruhunun en güçlü şekilde yükseldiği bu salondan Ramallah'a, Gazze'ye can kardeşlerimize selamlarımı gönderiyorum.

HERKESİ SELAMLIYORUM
Bugün buradan Suriye'nin bütün kahramanlarını saygıyla selamlıyorum. Dera'ya İdlib'e Rakka'ya Halep'e Şam'a orada bağımsızlık mücadelesi veren insanlık mücadelesi veren kardeşlerimi yürekten selamlıyorum. Kudüs'ü hasretle selamlıyorum. Bu muhteşem salondan sevgililer sevgilisinin şehri Medine'yi kıblemiz Mekke'yi hürmetle selamlıyorum. Avustralya'dan Brezilya'ya kadar yeryüzündeki tüm halklara dostluk ve dayanışma mesajlarımı iletiyorum. Bugün sevincimize sevinç katan Mısır Cmhurbaşkanı sayın Muhammed Mursi'yi, Kırgızistan Devlet Başkanı Atambayev'i, Irak Meclis Başkanı Nuceyni'yi, Sudan Devlet Başkanı Aliş Osman Taha'yı, Irak Cumhurbaşkan Yardımıcıs sayın Tarık Haşimi'yi, Irak Bölgesel Yönetim Başkanı Sayın Mesut Barzani'yi, Bosna Hersek Devlet Başkanı'nı, Lübnan eski Devlet Başkanı'nı Almanya Eski Şansölyeyi, Tunus El Nahda hareketi liderini, Filistin Hamas lideri sayın Halid Meşal'i sayın AB parlamentosu grup başkanını.... Tüm yol arkadaşlarımı yürekten selamlıyorum. Bu teşkilat inanın tüm övgüleri ziyadesiyle hak ediyor. Bakanlarımızdan milletvekillerimize mahalle belde temsilcilerimize sandık müşahitlerimize kadar herkesi selamlıyorum. 

Teşkilatımızda görev yapmış bugün aramızda bulunmayan ahirette bulunan kardeşlerimi rahmetle minnetle yad ediyorum. Mekanlarının cennet olmasını Allah'tan niyaz ediyorum. Kardeşlerim elbetteki kadın kollarımızı özellikle selamlıyorum. Nilüfer Hatun'un, Nene Hatun'un, Halime Çavuş'un yol arkadaşları onları kadar yürekleri millet sevgisiyle çarpan hanım kardeşlerimi selamlıyorum. Anadolu'yu, Trakya'yı adeta bir oya gibi işleyen kadın kollarımıza bir kez daha şükranlarımızı sunuyorum. Onlar yaz demediler, kış demediler. Gençler sizleri unutmak hiç mümkün mü? AK Parti'nin bu teşkilatın anlı ak yüreği ak bahtı ak gençleri sizleri bir kez daha yürekten selamlıyorum. 

NİHAT ARİF ASYALI'NIN DİZELERİYLE SESLENDİ
Size Arif Nihat Asyalı'nın dizeleriyle seslendim: Delikanlım! işaret aldığın gün atandan! Yürüyeceksin! Millet yürüyecek arkandan! Sana selâm getirdim Ulubatlı Hasan'dan! Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın; Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!

Dava taşını sizler koydunuz.  Genç yaşınıza rağmen binbir başlı kartalı sizler taşıdınız. Her zaman güvendim size. Sizler kökü mazide olan atinin mensuplarısınız. Sizler Sultan Alparslan'ın Kılıçarslan'ın, Şark'ın sevgili Sultanı Selahattin Eyyubi'nin, Fatih Sultan Süleyman'ın Gazi Mustafa Kemal'in ordusunun kahraman neferlerisiniz. Siz öyle bir kaynaktan besleniyorsunuz ki o çeşmede Ahmet Yesevi'nin öğütleri akıyor , Hacı Bayram Veli'nin Şeyh Edibali'nin Molla Gürani'nin Türkçe'nin Sultanı Yunus Emre'nin, Kürtçe'nin Sultanı Ahmedi Xani'nin satırları akıyor. Necip Fazıl'ın, Nazım Hikmet'in, Sezai Karakoç'un dizelerinden beslendiniz. Yarının siyasetçileri, yarının idarecileri bugün sizi çok daha muhabbetle selamlıyorum. 

Saraybosna'da Lübnan'da Afganistan'da Türkiye'nin yiğitliğini, barışın neferleri olan Mehmetler'imizi selamlıyorum. Bugün ruhlarıyla geleceğimizi aydınlatan tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi allahın rahmetiyle selamlıyorum. Onlara minnet hissiyatımızı ifade etmekte kelimeler kifayetsiz kalıyor. Mehmet Akif'în dizeleriyle diyorum ki: 

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i... Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın? “Gömelim gel seni tarihe”desem, sığmazsın. Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab...Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın... Heyhat, Sana gelmez bu ufukalar, seni almaz bu cihat... Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

ŞEHİTLERİMİZİN HATIRASINI ASLA YERE DÜŞÜRMEYECEĞİZ
Şehit ve gazilerimiz, onları eli öpülesi anne ve babalarının ellerinden öpüyorum. O şehitler vatan toprağını sulayana kadar sizin yavrularınızdı. Onlar şimdi bu milletin yavruları. Buradan bir kez daha söz veriyorum. Şehitlerimizin hatırasını asla yere düşürmeyeceğiz. Şehitlerimiz karşısında asla mağdur olmayacağız. Canımız pahasına vatan millet için çalışmaya devam edeceğiz. Her birinizi, tüm dostlarımızı saygıyla selamlıyorum. kongremizin hayırlı olmasını Allah'tan temenni ediyorum. Kıymetli misafirler, bundan yaklaşık 11 yıl önce 14 Ağustos 2001'de AK Parti'yi kuararken kuzun soluklu bir mücadelenin içine girdiğimizi biliyorduk. Bu mücadele bir kalkınma mücadelesidir. AK Parti yeni bir coşkuyla kurulmuş binlerce yıllık bir birikimin ruhunu içselleştirmiş bir partidir. Bundan 950 yıl önce 26 Ağustos 1071'de Malazgirt'te sultan Alparslan ordusuna şöyle seslenmişti: Ey kumandanlarım.. Ey askerlerim.. Bütün Müslümanların mimberlerde bizim için dua ettiği şu saatlerde kendimi düşman üzerine atmak istiyorum ya muzaffer olurum ya da şehit olup cennete giderim askerlerim. Atımın kuyruğunu bağladım bir nefer gibi savaşa gireceğim. Üzerimde Sultanlığa dair hiç bir alamet yok. Şehit olursam üzerimdeki beyaz elbisem kefenim olsun kardeşlerim. Benimle birlikte savaşmakta ya da benden ayrılmakta serbestsiniz. Ya Rab senin için harbe giriyorum. İşte bu inanmışlıkla bu adanmışlıkla bu azamet ve bu tevazü ile savaşa giren Sultan Alparslan bir sevgi medeniyetinin de kapılarını araladı. O sevgi medeniyeti Osmangazi'nin ellerinde filize dönüştü. Ardından büyük bir çınara döndü. Bu büyük çınarın Selçuklu devleti ve Osmanlı Devleti hep bu çınarın gölgesinde hep barışla büyüdük. Bu çınarın gölgesinde zulüm baskı yoktur ötekileştirme yoktur. Bu Çınar'ın gölgesinde Süleymaniye vardır, Selimiye vardır. Bu çınar Kılıcın değil Silahın değil sevginin gücüne kaleminden geliyor. Bizim yolumuz Kılıçarslan'ın Yavuz'un Atatürk'ün Menderes'in Özal'ın Erbakan'ın yoludur. Bizim yolumuz kucaklamanın yoludur. Ne diyoruz "Büyük millet büyük güç hedef 2023. "

HEDEF 2071
Ama bugün buradan bir şey daha hatırlatıyorum. O günleri bizler göremeyeceğiz ama 2023 hedefinden sonra inşallah Cumhuriyetimizin 100. yılının hedefi dışında bizim bir diğer hedefimiz 2071'i inşaa edeceksiniz. Sultan Alparslan'ın şehit olduğu şu sözler bizim kulağımızda küpedir: Daha bir kaç gün önce yüksek bir yerden orduma bakıyordum. Ayaklarımın altındaki toprağın azametinden titrediğini hissettim.. Dünyanın hakimi benim dedim. Savaştan bir esir beni hançerile canımdan etti beni. Azamet kibir yanıltıcıdır. Yeryüzünde kibirle yürüyenler her zaman kaybetmiştir. Diyor ki Şeyh Edabali; insanlar vardır şafak vaktinde doğü akşam vaktinde ölürler. Ey Osman geçmişini iyi bil ki geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki nereye gideceğini unutma.

NEŞET ERTAŞ'TAN SESLENDİ
Dünyayı titretin Endülüs sarayına nakledilmiş şu muhteşem hatırlatmayı biz kulağımızda küphe olarak taşıyoruz: Allah'tan başka zafer sahibi yoktur. Bizler AK Parti teşkilatı olarak bu yola milletimizin hayır dualarıyla çıktık. Milletimizle çıktık. Salı günü hakkın rahmetine uğurladığımız Anadolu'nun gönül dağı garibi Allah'ın rahmeti üzerine olsun Neşet Ertaş diyor ki : Kalpten kalbe bir yol vardır Gözünen görünmez sırdır İkimizin kalbi birdir Sen benimsin ben seninim

75 MİLYONU KUCAKLADI
3 Kasım 2002'de yüzde 34 ile parlamentonun 3'te 2:'sini kazandığımız o zafer AK Parti'nin zaferidir. Yüzde 42 ile aldığımız zafer 75 milyonun zaferidir. 22 Temmuz 2007'de aldığımız zafer artık söz de karar da milletindir diyenlerin başarısıdır diyenlerindir. 12 Eylül 2010'daki referandum halkın zaferidir. 2011 Haziran ayındaki zafer dünya üzerindeki tüm mazlumların zaferidir. Biz sadece bize oy verenlerin partisi değiliz. Biz Türkiye partisiyiz. Biz Türkiye'nin 75 milyonun partisiyiz. Biz Türk'ün, Kürt'ün, Laz'ın Acem'in yani herkesin partisiyiz. Biz VAn'ın Eskişehir'in, Aydın'ın Sinop'un, Kayseri'nin 780 bin km'nin partisiyiz. Bu kırmızı çizgilerimiz var. Biz ne dedik yola çıkarken etnik milliyetçilik yapmayacağız bölgesel milliyetçilik dini millliyetçilik yapmayacağız dedik. 75 milyon insanımızı kucaklayan bir anlayışla yola çıktık.

10 yıl boyunca hiç kimsenin hayat tarzına karışmadık, hiç bir baskının tarafında olmadık. Herkesin hayat tarzına saygı duyduk. Biz imtiyazlara dokunurken seçme özgürlüğünü olabildiğince genişleten bir parti olduk. 14 Ağustos 2001'in öncesinden ve sonrasında Anadolu'nun köylerini ziyaret ettik. Orada biz ayağında çarığı olmayan çocukların gözlerindeki ışığı gördük. Geçeceğimiz yoldan saatlerce bekleyen yaşlı teyzelerimizi ninelerimizi gördük. Sarıldığında hasretle sarılan yaşlı amcalarımızı gördük. Bağırdığında yüreğinde haykıran kardeşlerimizi gördük. Yüzlerindeki gönüllerindeki umudu gördük. Onlar bizden ne bekliyordu bizden gelip geçici çözümler beklemiyorlardı. 

CHP BÜTÜN DARBELERİN YA FİKREN YA FİİLEN İÇİNDEDİR
Menderes'in zalimce idam edilmesiyle yarım kalan reformların devam etmesini istiyorlardı. BU CHP bütün darbelerin ya fikren ya da fiilen içindedir. Merhum Turgut Özal'la başlayan reformarın devam ettirilmesini istediler bizden. Bu ülkenin önünü açmamızı istediler. AK Parti kuruluş ruhuna aykırı bir şekilde otoriteleşen rejimi demokrasiyle bozan bir partdir. AK Parti Türkiye'yi normalleştiren tedirginlikleri bertaraf eden bir partidir. AK Parti'nin kurulduğu gibi bugün de istikrarın güvenin partisidir. 10 yıl boyunca hiç kimsenin yaşam tarzına müdahale etmedik. Hiç kimsenin içmesine karışmadık. Yüzde 99'la bile iktidar olsa yüzde 1'in tercihlerini korumak bizim boynumuzun tercihi olarak kalacaktır. Biz çoğunluğun azınlığa hükmetmesine karşı çıkıyoruz. Ancak azınlığın çoğunluğu tahakküm altına almasına da izin vermeyeceğiz. Bu ülkede camiler kapatıldı. Kur'an ı Kerim okunması yasaklandı. İslam'da standart bir yaşam anlayışını dayatmaya çalıştılar.

BU CHP VAR YA...
Bu CHP var ya 'Siz de sonunuzun Menderes gibi olmasını mı istiyorsunuz' dedi. CHP'nin genel başkanı çıktı dedi ki hamdolsun ki 'Ankara'da yargıçlar var' dedi. Biz onların evvelini iyi biliriz. O Menderes ezanı aslına döndürdüğünde Anadolu'da millet hüngür hüngür ağladı. Kapatılan camilerde insanlar şükür namazı kıldılar. 

HER ÇALIŞMAMIZDA 15 MİLYONU KUCAKLADIK
Biz kendimizi muhafazakar demokrat olarak tanımladık. Değişimin toplum mühendislerin değil, halkın değişimi sağladığı bir modeli istedik. Hukuk devleti ilkesinin sadece lafla değil fiilen hakim kılınması gerektiğini savunduk. Topluma ideoloji dayatan değil halk ve özgürlükleri garanti altına alan bir yapıyı oluşturmaya çalıştık. Biz her çalışmamızda 75 milyonun tamamını kucaklamak için elimizden geleni yaptık. Popülizme asla prim vermedik. Her konuda ayrımcılığa değil meselelerin çözümüne yönelik adımlar attık. 

BÜTÜN MÜSLÜMAN ÜLKELERE ÖRNEK OLDUK
Halkı müslüman olan bir ülkede demokrasinin en iyi bir şekilde yaşanabileceğini herkese gösterdik. Bütün müslüman ülkelere örnek olduk. Biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık. Biz tıpkı Özal gibi 'Allah'ın verdiği canı ancak Allah alır' diyerek yola çıktık. Tehditlere b oyun eğmedik. AK Parti ile siyaset artık ikbal kapısı değil milletin partisidir. Statikocu, vesayetçi siyaset AK Parti ile bizzat millet tarafından tasfiye edilmiştir. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Devlet ve millet arasında asla mesafe olamaz. Büyük devlet milletiyle el ele olan devlettir. Büyük devlet milletinin hukukunu koruyan devlettir. Hiç kimse devletin bekaasını öne sürerek milletin hukukunu görmezden gelemez. Hiç kimse sırtını devlete ddayayarak işkence yapamaz. Hiç bir siyasetçi benim milletime tepeden bakamaz. Milletin fertleri arasında ayrımcılığı elimizin tersiyle yırttık. İşte bugün milletin ekmeğinden arttırarak kuduğu İmam Hatip okulları tekrar açıldı. İşte bugün Kur'an öğrenmeyi Siyer'i Nebi öğrenmenin yolunu tekrar açtık. Başörtülü öğrencilerimizin eğitim almasının  önünü biz açtık. Biz dayatma yapmıyoruz. 

ÇETELERLE MÜCADELE EDİYORUZ
Devletin hücrelerine sirayet etmiş çetelerle mücadele ediyoruz. Bu milletin enerjisini tüketen asalaklarla mücadele verdik. Siyasetin üzerinde bir korku unsuru olarak duran müdahalelelere hiç prim vermedik vermeyeceğiz. Sevgili gençler bugün 25 yaşın alktında olan gençler. Bu ülkede özgürlüklerin nasıl kısıtlandığını, demokrasinin nasıl geri kaldığını yamalı bohça gibi koalisyonların tehditleri yasakları hatırlamıyor olabilirsiniz. 10 yıl boyunca yaptığımız reformlarla devlet ile millet arasındaki mesafeyi aradan kaldırdık. İşte gençler sizler gençler olarak bu ülkeyi milleti bu reformları özellikle demokrasiyi çok dha ileriye taşıyacaksınız. Bu ülkenin geçmişinde defalarca olduğu gibi geriye gitmesine aslam izin vermeyeceksiniz. Cesur olacaksınız, kararlı olacaksınız, arkanıza milleti alacaksınız. Sizlerin gayretiyle bu ülkeye yeniden çeteler sirayet edemeyecek. Bu ülkede demokrasiye müdahale etmeye çalışanlar elbette halkın mahkemelerinde yargılanacak ve gerekli cezaları göreceklerdir.

BAŞBAKAN'DAN AŞIK VEYSEL SÜRPRİZİ
Her sorunu çözdüğümüz iddiasında değiliz. Yola çıkarken de yürüken de şimdi ben bütün kardeşlerime gerek salonda olan ya da olmayan ekranları başında bizi izleyenlere bir sürpriz yapmak istiyorum. 

Uzun ince bir yoldayım Gidiyorum gündüz gece Bilmiyorum ne haldayım Gidiyorum gündüz gece Dünyaya geldiğim anda Yürüdüm aynı zamanda İki kapılı bir handa Gidiyorum gündüz gece. Uykuda dahi yürüyom Kalkmaya sebep arıyom Gidenleri hep görüyom Gidiyorum gündüz gece Kırk dokuz yıl bu yollarda Ovada dağda çöllerde Düşmüşüm gurbet ellerde Gidiyorum gündüz gece Düşünülürse derince Irak görünür görünce Yol bir dakka miktarınca Gidiyorum gündüz gece Şaşar Veysel işbu hâle Gâh ağlaya gâhi güle Yetişmek için menzile Gidiyorum gündüz gece.

10 YIL BOYUNCA HEP YALNIZ BIRAKILDIK
Başımızı her akşam yastığa koyduğumuzda "bugün millet için, Hak için ne yaptık" diye sorduk. Seçim dönemleri milletin karşısına çıktık. Yapamadıklarımızın hesabını yaptık. Bir yandan terörle mücadele ederken terörün istismar ettiği sorunların da üzerine gittik. 10 yıl boyunca hep yalnıız bırakıldık. Bunları mazeret olarak görmedik. "Millet bizimle beraber" dedik. "Tek bir adım geri atmadan anaların babaların gözyaşını dindireceğiz" dedik. Engellenmemize rağmen yolumuzdan kararlılıkla ilerledik. Türkiye'de terörün bir piyasası oluşmuştur. Terörün kan alınıp can alınıp can satılan bir piyasası oluşmuştur. Kaçakçılık ve silah ticaretiyle bir piyasası oluşmuştur. Bu kanlı piyasadan rant sağlayan içerideki piyasadan da  destek alıyor. Terör kendi şahsi hesaplarının peşine düşen siyasetçilerden medyadan destek alıyor. Terör bittiğinde rantı da bitecek olanlar asla yanımızda olmadılar. İktidar hayali kuran partiler terör üzerinden hükümeti yıpratmak gibi yollar tevessül ettiler. İşte görüyorsunuz bu ülkenin ana muhalefet partisinin servis ettiği belgeler ve onların diliyle konuşuyor. Bölücü terör örgütünü sosyalist enternasyonelde Filistinli direnişçilerle bir görecek kadar bir zilletin içerisinde bunlar. Bir yanda şehitleri istismar eden bir parti diğer yandan terör örgütünün parmaklarında oynattığı bir parti.

HAZIRSANIZ SİZİNLE GÖRÜŞMEYE HAZIRIZ EY CHP
CHP şimdi hazırsanız Genel Başkan Yardımcılar'ım sizinle görüşmeye hazır ey CHP. Eğer görüşlerinizde samimiyseniz biz üzüm yemeye hazırız. Biz gözü yaşlı analar ve babalar görmek istemiyoruz. Samimiyseniz gelin adım atalım. Tüm milletim buna şahit olsun diyorum. Bu arada bir şey daha isityorum, güvenlik güçlerimize son zamanlarda ayrı bir saldırı var. Şahsım ve arkadaşlarım terörün estiği yerleri iyi biliriz. Biz Ankara'dan Güneydoğu'yu seyredenler değiliz. Ta gençlik yıllarımızdan bu yana oradaki mücadelenin hangi koşullarda yapıldığını biliyoruz. Milli birlik ve kardeşlik projesini bundan ötürü koyduk. Adına bak, bu ifadenin nesi kötü. Buna bile tahammül edemediler. Biz sadece güvenlik güçleriyle bunun olamayacağını bildiğimiz için diğer adımları da attık. Biz sadece bu bölgeye 35 katrilyonu bulan yatırımlar yaptık. Okullarıyla enerji santralleriyle.. Ama bölücü terör örgütü atılan bütün adımları engellemeye çalıştlar. 10 sene önce size deseydim ki Hakkari'de havaalanı yapılacak ne derdiniz? Hadi sen de diyecektiniz. 94'te Iğdır Havalimanı'nın temeli atıldı ama biz 2 yılda bitirdik. Yüksekova'da Hakkari Havalimanı yapılıyor. Yaksalar da yine yapacağız. İnadına bu hizmeti gerçekleştireceğiz. İnadına bu hizmeti gerçekleştireceğiz. Üç beş tane teröriste bu vatan toprağına bu hizmeti ertelemeyeceğiz. 

BENİM KÜRT KARDEŞLERİMİN CANAVARLARLA HİÇBİR BAĞI YOKTUR
Benim Kürt kardeşlerim, Kürtlere bu kadar ağır bedeller ödeten bir örgüttür terör örgütü. Öldürülenler AK PArti'nin il başkan yardımcısı öldürülüyor, şehit ediliyor. Bölücü terör örgütünün karşısında bölgede tek güç AK Parti. Bir ölür bin geliriz. Benim Kürt kardeşlerim Selahattin Eyyubi'nin torunudur, İdrisi Bitlisi'nin, Fakiye Teyrani'nin torunudur. Bunların değil... Taşeronların hiç bir ortak yanı yoktur. Kürt gençlerini zorla dağa kaçıran bu canilerle benim Kürt kardeşlerimin hiç bir bağı yoktur. Van depremi için Van'a gelen polisi şehit eden, Kürt kızlarını sokak ortasında katledecek kadar canavarlaşmışlarla benim Kürt kardelerimin hiç bir bağı yoktur. 

KÜRT KARDEŞLERİMİZİN BİR ADIM ATMASINI BEKLİYORUZ
Terör örgütünün askısı altında kalmadan kürt kardeşlerimin düşünmesini istiyorum. Cumhuriyet tarihi boyunca hangi dönemde kardeşlik için bu kadar çaba harcanmıştır. Red, inkar ve asimilasyon politkalarına AK Parti bu ülkede son vermiştir. On yılların ihmaline biz son verdik. 24 saat kürtçe yayını AK Parti başlattı. Kürtçenin öğretilmesinin önünü AK Parti açmıştır. Olağanüstü hale AK Parti dur demiştir. Faili meçhullerin arkasına AK Parti düşmüştür. Ak Parti Kürt kardeşlerinin sorununun çözümü için samimi adımlar atmıştır. İşte bugünden itibaren bu temiz sayfayı doldurmak için adımlar atıyoruz. Yaptıklarımızı Kürt kardeşlerimizin başına kakacak bir parti değiliz. Şimdi artık bu yeni dönemde Kürt kardeşlerimizin bir adım atmasını bekliyoruz. "Yeter artık" diyerek teröre karşı seslerini arttırmalarını bekliyoruz. Biz hepimiz aynı kıblenin aynı sofranın etrafındaki yurttaşlarız. Terörün uyguladığı 30 yıllık şirket ayrımcılıktan başka bir şey getirmedi. Gelin bu sorunları teröristlerle kucaklaşarak çözeceklerini sananlarla değil, sizinle kucaklaşanlarla çözelim. Bugün bıkmadan tekrarlıyorum. İnadına barış diyorum. İnadına kardeşlik diyorum. 

Dünyada 35 noktada Türkiye'nin şehitleri yatıyor. Bizim ecdadımız oraya ne için gittiyse biz de onun için oradayız. 4 kıtada şehitliği olan bir millete sizin Afganistan'da, Sizin Somali'de ne işiniz var demeye sormaya kimsenin hakkı olamaz. Ve o ecdada saygısızlık olur. İşte bugün Ak Parti iktidarıyla Türkiye dünya genelinde ihtiyaç sahibi her halka yardım götürmenin mücadelesi içerisindedir.  

IRKÇILIKLA EN ETKİLİ ŞEKİLDE MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ
Filistin meselesine Türkiye olarak en güçlü şekilde destek vermeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanı değerli kardeşim Muhammed Musri'nin de desteğiyle Filistinli kardeşlerimiz daha rahat bir nefes alacaklar. İsrail'in bölgede uyguladığı devlet terörüne karşı asla boyun eğmeyeceğiz. İsrail bizden özür dilemedikçe, şehitlerimize tazminat ödemedikçe Gazze üzerindeki ablukayı kaldırmadan asla ilişkilerimiz normalleşmeyecektir. Kıbırs ve Karadağ'da da ilkeli tutumumuzu sürdüreceğiz. Ermenistan'ın yanında yer alanlar bilsinler ki Azeri kardeşleirmizin hakları yerine gelmedikçe bizim tutumumuzda bir değişme olmayacaktır. Somali için başlattığımız girişimi, bölgesel işbirliği adımlarımızı en güçlü şekilde sürdüreceğiz. Nefret suçlarıyla ırkçılıkla en etkili şekilde mücadele etmeye devam edeceğiz.

İSLAMAFOBİA İNSANLIK SUÇUDUR
Bir dinin kutsal değerlerine saldırmak aşağılamak asla ama asla düşünce özgürlüğü olarak görülemez. İslamafobia bir insanlık suçuduru. Segililer sevgilisi peygamberimize hakaret etme cüretini gösteren alçakça bir zihniyete tahammül etmek düşünce özgürlüğüyle tanımlanamaz. Aslında bu özgürlükçü anlayışa saygısızlıktır. İnanç, düşünce ve fikir özgürlüğü bu değildir. Bu konuda bizler ulusal ve uluslararası alanda adımımıı atıyoruz. Müslümanlara yapılan bu saldırıyı kınıyoruz. Batının islamafobia karşısında sessiz kalmasını kınıyoruz. Almanya'ya sesleniyorum, başörtülü kızlarımıza takınan tavrı kınıyorum. Ey Merkel, onun için adımını atmak zorundasın. Kendi içlerindeki sıkıntıları da biliyoruz. Ama bu oy sandıklarında kendilerine farklı döner. Fransa'da da yine geçmişteki gibi karikatür krizlerindeki gibi aynı...

Biz medeniyetler çatışmasına karşıyız. İslam barış dinidir. Peygamberimizin nelere maruz kaldığını da biliriz. Müslüman dünyası da tepkilerini ölçülü bir şekilde göstereceklerdir.

KILIÇDAROĞLU'NA GÖNDERME
250 bini aşkın Suriye'de göç var. 90 bin misafirimiz var. Biz lojistik desteğimizi vermeye devam edeceğiz. Rusya, Çin ve İran'a sesleniyoruz: Şu ana kadar ki tavrınızı gözden geçirin. Tarih zalimin yanında olanı affetmeyecektir. Tabi Ana Muhalefet partisi Türkiye Suriye dostluğunu geliştirmek için attığımız adımı bir çelişki olarak görüyor. 1945'te kendilerine sığınan azeri kardeşleri Stalin'e teslim eden zihniyet bu CHP zihniyettir. Filistinliler'e soykırım uygulayan İsraille ilişkilerini gözden geçirsin. Bölücü terör örgütünü Filistin direnişine benzeten Sosyalist Enternasyonel'le ilişkilerini gözden geçirsin. Biz kendi başbakanına hain damgasını vuran bu adamlarla nereye gidiyoruz. Abuk sabuk eline almış bir kitap parçası Başbakan'ına saldırma cüretinde bulunan bu zatla nereye gideceğiz? Ben bu zatı tazminata mahkum etmekten bıkmadım. Kayseri Belediye başkanım tazminatları hep kazandı. Şimdi belediye başkanım da aldığı parayla sucuk olarak dağıtıyor. 

Ekonomide tesis ettiğimiz istikarar ortada. Göreve başladığımızda faiz ortalamaları neydi biliyorsunuz. Çok kararlı bir tutum izledik ve milli gelirimiz göreve geldiğimizde 230 milyar dolardı şimdi 774 milyar dolar . Tedbirleri milletimizle paylaştık. 1993-2002 arasında Türkiye ekonomisin büyümesi yüzde 3. Bizim dönemimizde yıllık yüzde 5.3'e çıktı. Türkiye krizin en ağır olduğu dönemde yüzde 8.5 büyüdük. Bilinçli bir tercih olarak cari açığı düşürmek gayretiyle 4. çeyrekten itibaren yeniden yükselişe geçeceğiz ve hedefimizi vuracağız. Kişi başına milli gelir 3 bin 500 dolardı, bugün 10 bin 500 dolar. 2002'de 59 milyar lira olan toplam yatırım 283 milyar liraya yükseldi. Enflasyon yüzde 30'dan yüzde 8.9 seviyesine geriledi. Halkbankası'ndan kullandırılan kredi yüzde 5 seviyesine düştü. İhracatta tüm zamanların rekorunu kırdık. 36 milyar dolardan 135 milyar dolara yükseltti. 

Muhalefet diyor ki ne olmuş kalkınma olmuş? Göstereyim 2011 yılında bir yılda 594 bin adet otomobil satışı gösterildi. 94 binden buraya geldi. Tarafiğe kayıtlı araç sayısı 2002'de 8 milyonken şu anda 16 milyon. 2002 yılında yine 1 milyon 88 bin adet buzdolabı satılmışken 2011 yılında 2 milyon 193 bin buzdolabı satılıyor. 

2002'de eğitim bütçesi 7.5 milyar dolar. 2012'de 39 milyara bunu çıkarttık. Okulların sayısına girmeyeceğim. Dönemimizde 181 bin 316 derslik yaptık. Öğretmen sayısı şu anda kadro tahsisinde en fazla sayıyı öğretmenlere veriyoruz. Öğretmende açık tanımıyoruz. Sağlıkta özellikle şu anda Türkiye'nin 81 vilayetinde hastaneler modernleşiyor.

Ankara artık savunma sanayisinin merkezi oluyor. Fuar merkezleri yapılıyor. Ankara'nın ralı sistemde aksayan adımları vardı bunu ulaştırma bakanlığımıza verdik bu sistem yakında inşallah devreye girecek. Ovit tünelini inşallah 2015 yılında tamamlayacağız. İzmir çok farklı projelere kavuşacak. 

SÖZÜMÜZÜ TUTACAĞIZ
Pınarhisar Cezaevi'ne girerken bunun bir son olmadığını söyledim. Bitmeyen bir şarkı içindeki bir es'tir. İnanıyorum ki aydınlıklı Türkiye'ye giden bu yolda sizin bu aşkınızla bütünleşerek devam edecek demiştim. Evimin önünde yaptığım konuşmaydı. Rabbim benim de benimle birlikte amin diyenlerin dualarını kabul etti. Cezaevi sonrası AK Parti'yi kurarak milletmize bir söz verdik. Biz bizden öncekiler gibi koltuğa yapışıp kalanlardan olmayacağız dedik. Biz gençlerin önünü açanlardan olacağız dedik. İşte bugün burada bu büyük kongrewde bu sözümüzün gereğini yerine getiriyoruz. Bu bir veda değil bir estir. Bir duraktır. Bitmeyen bir şarkının notaları arasında bir estir. Bu bir ilkenin yerine getirilmesidir. Bizim molamız dahi millet içindir. Partim bana 3 dönemi dolduran arkadaşlarıma hangi görevi verirse o görevi yerine getireceğiz.

ÜLKEME HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ
Sevgili anacığım beni balkonda beklediği anları unutamıyorum. O beni beklerdi biz de duvarlara afişlerimizi asar oradan sonra giderdik. Burada bencillliğe hiç bir zaman düşmedik. İnşallah bu dönem zarfında da Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı olarak ülkeme ve milletime hizmet etmeye devam edeceğiz. Tüzük gereği görevden çekilecek yerlerimizi arkadaşlarımıza bırakacağız. Bu davayı omuzlayacak binbir başlı arkadaşlarımız var. Kardeşlerim hiç endişeniz olmasın bu dava yerde kalmaz. Kim var denildiğinde ben varım deyip kendini bu davaya adayan nice arkadaşlarımız var. AK Parti bir okul oldu. Nice genç nice siyasetçi yetiştirdi. Zamanın ruhunu yakalamış nice arkadaşımız taşı gediğine koymak için çaba harcayacağız. Bu davada nifak olmaz olmamalı. Aramıza nifak sokmaya bizi birbirimizle rakip gibi gösteren çevrelere karşı çok dikkatli olacağız. Biz manşetlere karşı çok şerbetliyiz. Biz manşetlerle çarpışarak bugünlere geldik. Sonuçta galip gelen millet oldu ve Allah'ın hesabı tuttu. Allah'ın taktiri neyse o olur. Aramıza fesat sokmak için atılan her adım milletin tuzağında eriyip gidecektir. Tevazuyu elden bırakmadık. Kalıcı olan eserlerdir.

Bu kongrede aramıza yeni arkadaşlar geliyor. Omurga korunuyor hücreler tazeleniyor. Yep yeni bir kadroyl parti içi demokrasi kuruluyla bu süreci inbşallah devam ettiriyoruz. Ben tüzüğümüz gereği son kez genel başkanlığa aday oluyorum. Yetki verilirse 3 yıl daha partimin başında olacağım. Farklı bir görev altında yine bir olacağız. Partim bana Ağrı'ya git dedi oraya gideceğim. Ne derse onu yapacağım. Burada tüm teşkilatımdan helallik diliyorum. Hepinizden hakkınızı helal etmenizi temenni ediyorum. Gönülünü kırdığım gönlünü kırdığım kardeşlerim haklarını bana helal etsinler. Bana sizler gibi yol arkadaşları nasip ettiği  için Rabbime şükrediyorum. bizleri yanlız bırakmayan misafirlerine çok teşekkür ediyorum.

Kongre AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ekrem Erdem'in konuşmasıyla başladı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.