SİVİL İTAATSİZLİĞE ONLAR DA DESTEK VERİYOR

İlim Yayma Cemiyeti Manisa Şubesi Başkanı Recep Özgüvenç, “İnsanların kılık kıyafetlerinin nasıl olacağına devletler değil insanların inançları, örf ve adetleri yön verir. İnandığı gibi yaşamak her insanın en tabi hakkıdır” dedi.

SİVİL İTAATSİZLİĞE ONLAR DA DESTEK VERİYOR

 İlim Yayma Cemiyeti Manisa Şubesi Başkanı Recep Özgüvenç, kamusal alanda kılık kıyafet özgürlüğü hakkında basın açıklaması yaptı. İlim Yayma Cemiyeti Manisa Şubesi Başkanı Recep Özgüvenç, Ülkenin hür ve eşit bütün yurttaşları aynı hakları kullanamamakta olduğunu kaydetti. Recep Özgüvenç, Kadın eşitsizliğine neden olduğunu özellikle inancı gereği başörtüsü takan kamu çalışanlarına zorla başlarının açtırıldığını ve bu uygulamayla bizzat devlet tarafından kadına psikolojik şiddet uygulandığını vurguladı. Hangi inanç ve düşünceden olursa olsun her insanın yaşama hakkı olduğunu belirten İlim Yayma Cemiyeti Manisa Şubesi Başkanı Recep Özgüvenç, Her insanın mülkiyet edinme ve koruma hakkı vardır. Her insanın neslini, ailesini ve akıl sağlığını koruma hakkı vardır. Tıpkı bu temel hak ve özgürlükler gibi insanların değerlerine uygun giyinmeyi tercih etmesi de temel hak ve özgürlüklerindendir. Memur Sen in, ülke genelinde başlatmış olduğu, Kamu da kılık kıyafet serbestliği kampanyasına İlim Yayma Cemiyeti olarak destek veriyoruz. Sonuç alınıncaya kadar bütün zulümlerin karşısında ve mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Bir Müslüman, mükellef olduğu dönemden itibaren, inancın gereğine uygun olarak örtünmek istediğini vurgulayan Özgüvenç, Bu örtünmenin nerede ve nasıl olacağı inancımızın temel referansı olan Kur'an-ı Kerim de mevcuttur. Her Müslüman’ın bu hakkını kullanılmasını talep etmesi de en doğal hakkıdır. Bu hakkın kısıtlanmasının hiçbir gerekçesi olamaz. Kamuda kadınlar kategorize edilmekte ve kadınlar arası ayrımcılık uygulanmaktadır. Yapılan, cinsiyet ayrımcılığıdır, demokratikleşme yolunda önemli adımlar atan ve lider ülke olma konumunda olan Türkiye, bu ayıbından en kısa zamanda kurtulmalıdır. Başını örtmek sadece öğrencilerin değil, tüm hanımların en tabi hakkıdır. Hiç kimse her ne sebeple olursa olsun, hiçbir şekilde inanan insanları bu haklarından mahrum etme hakkına sahip değildir. İnsanların kılık kıyafetlerinin nasıl olacağına devletler değil insanların inançları, örf ve adetleri yön verir, inandığı gibi yaşamak her insanın en tabi hakkıdır” dedi. Özgüvenç konuşmasına şöyle devam etti: “Hangi inanç ve düşünceden olursa olsun her insanın temel hak ve hürriyetlerden istifade etmesinin yanındayız. Yetkililerin yönetmenlikle yaptıkları bu hak gaspından bir an evvel vazgeçmelerini istiyoruz. Hak ve özgürlüklerin birilerinin kınamasından ya da ayıplanmasından korkarak kısıtlanmasını doğru bulmuyoruz. Hükümetin ve yetkililerin insanlarımızın meşru isteklerine korkusuzca ve adilane cevap vermesini bekliyoruz. Kamuda, her alanda ve konumda, tüm mesleklerde, hiç bir istisna ileri sürülmeksizin kılık kıyafet özgürlüğü istiyoruz. Akademide, yargıda, eğitimde, sağlıkta, sporda ve siyasette başörtülü başı açık ayrım yapılmaksızın, herkesin eşit vatandaşlık hakkını kullanmasını talep ediyoruz.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.