Pakdemirli, Özal ile anılarını yazdı

Ekrem Pakdemirli, kitabında Turgut Özal’ın askeri birlik denetimini, “TSK, Suriye ordusuna benzemesin” diye yaptığını yazdı.

Pakdemirli, Özal ile anılarını yazdı

 ANAP’ın eski bakanlardan Ekrem Pakdemirli, “Özal’ın Mirası” adıyla kitaplaştırdığı anılarında, Turgut Özal’ın ünlü şortla askeri birlik denetimini, “TSK, Suriye ordusuna benzemesin” diye yaptığını yazdı. Pakdemirli’nin anıları şöyle: 1967’den beri Özal ile birlikte askerlere daha çevik bir ordu kurulması gerektiğini anlatırdık. Çünkü eğer orduyu küçültürsek hem bütçeden para artırmış olacaktık, hem de iş gücü elde etmiş olacaktık. Bu iş gücü ile ekonomiyi daha da hızlandıracaktık. Bir de dünyanın jandarması mıydık ki bu kadar büyük ordu besliyorduk. 1980’de Turgut Bey’le askerlere verdiğimiz brifinglerde bu durumu askerlere bir daha anlattık. Turgut Bey ordunun bu şekilciliğini değiştirmezsek bizim ordu Suriye ordusuna benzeyecek diye çok korkuyordu. Bu şeklî yapıyı kırmak amacıyla şortla denetleme yapmıştı. EVREN’İ ÜZEN PROSTATI Köşk’e ziyaretlerim sırasında bir gün Kenan Evren’i üzüntülü gördüm. Ne oldu Paşam? dedim. Yahu bizde prostat varmış dedi. Ben sizin yerinizde olsam caka satarım dedim. Nedenmiş o? dedi. Prostat sadece erkek adamlarda olur, artık size erkek değilsiniz diyecek adam yoktur bu dünyada, prostat ameliyatı geçiren adam tam erkektir dedim. Bunu duyunca kahkahayı bastı. SEMRA HANIM SİGARA YASAĞINA KARŞI Sigara yasağı THY’de uygulanmaya başladı. Turgut Beyi ziyarete gitmiştim, Semra Hanım beni görünce, sen sigarayı nasıl yasaklarsın dedi. Ben de sağlığa zararlıdır, insanımızı düşünüyoruz dedim. Semra Hanım, ben yarın uçağa bineceğim, en önde oturarak puromu yakacağım, kim gelip durduracak beni bakalım dedi. Ben de, efendim eğer puro içecekseniz kokpite gidin için dedim. Hayır uçağın içinde içeceğim deyince, gönderirim hostesi o puroyu senin elinden alırlar dedim. Turgut bey güldü vallahi hanım bu Ekrem yapar dediğini dedi. Yavaş yavaş yasağa Semra Hanım da alıştı. ÖZAL, SEMRA HANIM DALGA GEÇECEK DEDİ (1977’de MSP’den İzmir adaylığı) Seçim sonuçları açıklanmaya başladı, ben gelen sonuçların hemen analizini yapıp, ağabey maalesef kazanamıyoruz dedim. Turgut Ağabey, çok üzüldü, birden yüzü mosmor oldu. Boynunu eğdi, hüzünlü bir hal aldı. Ağabey dedim, bizim için hayırlısı böyleymiş, Allah’ın takdiri bu yönde oldu, yapacak bir şeyimiz yok. Biz uğraştık, elimizden geleni yaptık. İnanın ki bunda bir hayır vardır. O da bana şimdi Semra Hanım benimle dalga geçecek dedi. Semra Hanım, Turgut Bey’e, gidip aday olma, seçimleri kaybedeceksin demişti. HOCAYA PARAYI VERDİN KARŞIMIZA ÇIKTI Türkiye, Pakistan ve İran ortak helikopter üretecekti. O sırada İTÜ’deki Erbakan Hocayı ziyarete gidip, bunun motorunu tasarlamak ve üretmek için sizin bilginizden istifade edeceğiz dedim. O da tamam dedi. Bu hocalarımıza bu projeyi yapmaları için iyi bir ödeme yapıyorduk. Turgut Özal, bana bu ekipten bir iş çıkacağına inanmadığını söyledi. Biz bu projeyi gerçekten tamamlayamadık. Hoca, Odalar Birliği’ne genel sekreter oldu. Daha sonra siyasete atıldı. Süleyman Bey, Turgut Bey’e senin bu Ekrem paraları verdi hocaya, hoca da karşımıza siyasetçi olarak çıktı diyerek sitem etti. ÖZAL DİNLENMEMEK İÇİN DENİZDE ANLATTI Turgut Ağabey’in çağrısı üzerine ben Antalya’ya gittim. Dinlenmekten korktuğumuz için mayolarla denize girdik. ANAP’ın kurulması fikrini Özal bana tekrar orada açtı. Dostlarımıza söyle de bize biraz para bul dedi. Ben de aramın iyi olduğu dört iş adamını Özal’a götürdüm. Bunlar Atilla Yurtçu, Sadık Tüfekçioğlu, Aslan Önel ve Yaşar Ünal idi. Bu dört iş adamının her biri bize 125.000 dolar para taahhüt etti. Bir anlamda ANAP’ın temelleri 500.000 dolarla atılmış oldu. VEHBİ KOÇ PARAYA İHTİYACIM YOK DEDİ Semra Hanım çok güzel bir masa düzenlemişti. Vehbi (Koç) Bey gecenin ilerleyen saatlerinde Turgut Bey’e şu faizleri biraz düşür de biraz kredi çekelim dedi. Ben de Türkiye’nin en zengin adamı olarak para mı istiyorsunuz? dedim. Vehbi Bey de bak, sen 100 lira alsan beklenmedik bir şekilde bir yerde gider harcarsın. Ben 100 lira alsam yatırım yapacağım, 2 kişiye daha iş çıkacak, iş sahası açmış olacağız. Yoksa benim paraya ihtiyacım yok, şekerim var, tatlı yiyemiyorum, onu yiyemiyorum, bunu yiyemiyorum dedi. ÖZAL: CEM KARACA SOLCU DEĞİL Cem Karaca, 12 Eylül askeri yönetimi tarafından vatandaşlıktan çıkarılmıştı. Alman vatandaşlığına geçmişti. Özal’ın Almanya gezisi sırasında bir arkadaşı vasıtasıyla Özal ile görüşmek istediğini Turgut Ağabey’e iletti. Özal’a ülkeye dönmek istediğini söyledi. Özal da Cem Karaca’nın bu isteğini kabul etti. 1987’de Türkiye’ye döndü. Turgut Ağabey’e dedim ki sen bu solcuyu Türkiye’ye niye götürüyorsun, sanki Türkiye’de solcu mu yok? Turgut Ağabey o solcu değil dedi. Bunun üzerine Cem Karaca evet, ben Türkiye’de solcu olarak biliniyorum dedi. Özal, solcu ama o bizim insanımız, devlet olarak nerede bizim bir insanımız varsa hangi görüşten olursa olsun ona sahip çıkmak bizim görevimizdir dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.