BÜLENT ATAMAN: “BU TAKIM SÜPER LİG’DE OYNAYACAK!”

Göztepe ve Manisaspor formalarıyla şampiyonluk yaşayıp camialarla özdeşleşen bir isim Bülent Ataman. Trabzonlu olup Türk futbolunda ‘Eşkiya’ lakabını alan tek isim. Şuan da Manisa Büyükşehir Belediyespor’da. Ve Manisaspor’da yaşadığı şampiyonluk hikayesinde hocası olan Teknik Direktör Levent Eriş’in yanında Sportif Direktör olarak görev yapmakta. Spor Editörümüz Coşkun Kököz sordu, Bülent Ataman tüm içtenliği ile cevapladı. İşte o röportaj;

BÜLENT ATAMAN: “BU TAKIM SÜPER LİG’DE OYNAYACAK!”

RÖPORTAJ: COŞKUN KÖKÖZ


“AĞABEYLER SAYESİNDE KALECİ OLDUM”

Kariyerine başladığın yer Trabzon Beldespor (Ofspor). Kalecilik yapmaya başlaman tesadüf müydü? Yoksa isteyerek mi kaleci oldun?

Bende tesadüfen kaleci oldum. Okul takımında oynarken santrfordum. Hatta Türkiye Şampiyonluğum bile var. Trabzon’da mahalle arası düzenlenen Ramazan turnuvalarında ağabeylerin arasına girmek önemli işti. Onların arasına girmek şimdi Milli Takıma girmekten daha zordu. Mahalle takımına sonunda girmeyi başardım. Trabzon Gündoğduspor diye amatör bir takım vardı. Sonra Trabzon beni altyapısına aldı. Profesyonelliği Trabzon Belde şimdiki adıyla Ofspor’da yaşadım. Kalecilikte de hep şansım iyi gitti. Karadeniz’in ağabeyleri sayesinde kaleci oldum. Ofspor’da sezonu bitirdik ve aynı zamanda sağlık memuru olarak görev yapıyordum. Erzurumspor transferim için geldiğinde o zaman bugünün parasıyla üç buçuk milyon devletten maaş kazanıyordum. Kulübümden ise 2 milyon TL alıyordum. Çift maaşım vardı. Memurluğum gidecek diye transferin başında Erzurumspor’a gitmeye karşı çıktım. 15 gün sonra başkanı geldi. ‘Oğlum sen ne kadar kazanıyorsun’ dedi. Bende memurluktan kazandığım rakamı söyledim. ‘Oğlum ben sana 15 yılda alacağın parayı veriyorum’ dedi. Ben hala memurluk peşindeyim ve ‘gelmem’ dedim. Sağlık memurluğunu da ne zaman Erzurum’a alalım deyince transfer oldum. 650 milyon para verdiler bana o zaman. Gittim hemen araba aldım. Erzurumspor’da hem kalecilik hem de sağlık memurluğu yapıyordum. Bildiğin aşı, iğne, pansuman gibi işlerle ilgileniyordum. Erzurumspor’da Allah yardım etti, iyi bir sezon geçirdim. Sonra bana ‘sözleşmeni uzatacağız’ dediler. ‘1 Milyarın üzerinde para vereceğiz, bir de son model bir araba alacağız’ sana dediler. O zamanlar yeni çıkmış Doğan SLX. Benim için hayal hemen imzayı attım. Erzurumspor’da genç yetenek olarak 4.kaleciydim. Oynadık kaleyi aldım derken, sonra izin günümde Trabzon’a gittim. Başkan aradı beni, ‘Bülent seni Beşiktaş’a sattık’ dedi. ‘Benim Beşiktaş’ta ne işim var, Beşiktaş’ta sağlık memurluğu yaptırmazlar bana’ dedim. Hala devlet memurluğunun peşindeyim. O zaman menajerlik sistemi hiçbir şey yok. ‘Oğlum sen manyak mısın?’ dedi başkan. O zamanın parası 2 milyon Mark.. Tabi bana söylemiyorlar, 2 milyon Marka seni sattık diye. Rahmetli Süleyman Seba, Şevket Belgin, Serdar Bilgili.. Bir yöneticimiz bana İstanbul’a giderken bizde kaça oynadığını sakın söyleme dedi. Onu hiç unutmam. Sormadım da ‘ağabey neden böyle diyorsun’ diye. Ben yolda Beşiktaş’a gidiyorum diye farklı duygular içinde uçakta kafamda rakamlarla hesap yapıyorum. Beşiktaş takımı da eski parayla 2-3 milyar verir, diye düşünüyorum. Elini öptük büyük başkanın. Seba dedi, ‘oğlum kaç para istiyorsun?’  dedim, başkanım siz nasıl uygun görürseniz. ‘Olur mu oğlum’, dedi. ‘Kaç paraya oynuyordun Erzurum’da’, diye sordu… Hayatımda ilk defa akıllı bir şey konuştum orda. Dedim ki, ‘orda sağ olsun başkan gereğini yapıyordu’. Seba dedi ki, ‘tamam o zaman… 15 Milyar verelim sana.’ Allah biliyor, içimden 4 Milyar filan geçiriyorum… Amokachi, Sergen, Ertuğrul, Alpay, Şifo Mehmetlerin olduğu dönem. Rasim Kara vardı sonra John Benjamin Toshack gelmişti. Başkan 15 Milyar deyince, benim yüzümün rengi değişti. Teşekkür edeceğim, tepki veremiyorum. Şoktayım. ‘Noldu lan, parayı mı beğenmedin, tamam 20 Milyar yaptım parayı,’ dedi bana Süleyman Seba. Desem 650 milyon liraya oynuyorum gülecekler. 1994-1995 sezonu için çok iyi bir teklif. O zaman Trabzon’un en iyi yerinden hatta ben 1 milyara 1 tane daire aldım düşünün artık. Beşiktaş için çok büyük bir para değil ama benim için çok büyüktü. Sonra baktım olmuyor, sağlık memurluğundan istifa ettim.

“ALİ AYDIN’I BAYILTMIŞIM”

Sağlık personeli iken maçta müdahale etmen gereken bir durum oldu mu?


Ali Aydın’ın yönettiği bir maçtı. O zamanlar yeni tabi. Trabzon Belde takımında oynuyorum. Pazarspor maçını oynuyoruz içeride ve teşvik primi gelmiş rakibe. O zaman serbest tabi. Nasıl asılıyorlar maça. Müsabakayı da Ali Aydın çok sert oynatıyor. Çocuğun biri kafasını yere vurdu. Dili geri gitti. Koştum yanına gittim. Ben dedim ‘öldü.’ Dilini almaya çalışıyorum ama panikle yapamadım. Ambulans biraz gecikmeli de gelince bir oturduk ağlıyoruz. Kafa gitmiş kime sarsam diye bakıyorum. O ara hakeme saldırmışım, bayılmış. Ancak çocuk ambulansa alındıktan sonra sanırım ben parmağımı boğazına attığım için istifra etmiş. 30 saniye, 1 dakika içinde müdahale edilmesi gereken bir durum. İstifra etmesiyle kurtarmış. Biz tabi inanmadık. İkiz kardeşini getirip uzaktan bize gösterdiler, o sandık ‘tamam’ dedik. Ali Aydın’ı tekmeyle bayıltmışım. Maç uzun süre durdu, ortalık karıştı derken maç tamamlandı. Birini ayıltayım derken, diğerini bayıltmışım. Bende böyle bir hikaye yaşadım.

“FATURA BANA KESİLDİ”

Kısa süren Beşiktaş maceran var.. TSYD Kupası 6-0 yenilgi. Galatasaray’a karşı.. İlie 2 gol atıyor.. İkinci yarı kırmız kart görüyorsun..Neler yaşandı o  zaman..


Ben Beşiktaş’a gittiğimde Mrmic ile Fevzi vardı. Mrmic 1, ben 2, Fevzi 3.kaleciydi. Kısa zamanda ikinci kaleci olmayı başarmıştım. John Benjamin Toshack beni çok tutuyordu. Ancak İstanbul ve köyden indim şehre misali ben.. Televizyondan izlediğin adamlarla yan yana oturuyorsun. Televole o zamanlar var, basını vs vs.. Bunu kaldırmak çok zor bir şey. Psikolojik olarak buna hazır değildim. Toshack maçlar öncesi 10 kişiyi açıklar, kaleciyi hep sona bırakırdı. Galatasaray maçında Marijan Mrmic kadroda ‘ben kesin o oynayacak’ gözüyle baktım. Alışmışım 1 sene yedek beklemeye. Fatih Uras dedi, ‘sen oynuyorsun.’ Benim elim ayağım titredi. Galatasaray’ın da uçtuğu bir sezon. Bir başladılar 1-2.. 60. dakikada kırmızı kart gördüm çıktım. 2-0 bırakmıştım ben maçı… Ben çıktım, Marijan Mrmic girdi ve 4 tane de o yedi. 6-0 bitti maç. Sezon başı Beşiktaş gibi bir takım içerde 6 tane yiyor, takım yeni, hoca yeni… Fatura birine kesilecekti. Yöneticinin biri, televizyonda ‘yedek kaleci Bülent yaktı bizi’ dedi. Benim beynim döndü. Beni de o zaman kimse yönlendirmiyor. Şimdi tecrübeyle daha mantıklı düşünüyorsun tabi ki. Sevmediğim bir yönetici vardı. Ben de gittim kulüpte buna biraz sardım. Deli dolu dönemim, ‘ben futbolu bırakıyorum’ dedim. İdmanlara gitmedim, ancak bırakmıyorlar da. Birçok takım istedi, yönetici ile kavga ettim diye önümü kestiler. Transferin son 3 günü Düzce’ye kiralandım.

“GÖZTEPE VE MANİSASPOR..”

Sonrasında Göztepe serüveni başladı..


Benim için oynadığım bütün kulüplerin formaları kutsaldır. Göztepe ve Manisaspor, bunlar benim için çok farklı kulüpler. Allah nasip etti ve kaptanlıkta yaptım. Biraz Karabükspor’u da ekleyebiliriz. Bir kaleci Bülent Ataman Göztepe’de oldu. Göztepe’de para falan kazanmadım. İlk geldiğimde az paralara oynuyordum. Son iki sezon taban fiyat bendim. Hatta 2000 yılından benim Göztepe’den 460 bin TL alacağım var. Öteleye öteleye takım amatöre kadar o zaman düştü. 460 bin TL’de gitti. Bedava da oynamadım tabi. Onlarda bize bir şeyler kattı.

“HAKEMLERİMİZİN EN BÜYÜK SIKINTISI..”

Trabzonspor’a kiralanman 1 yıl..Ekim 2001 yılında..Galatasaray maçında kale arkasında ısınırken yaptığın hareket sonrası kırmızı kart gördün..


Galatasaray maçları enteresandır hep benim için olaylı geçmiştir. Manisaspor’da oynarken Manisa’da 2-2 berabere kaldığımız maçta Meduna kalp krizi geçirdi, çocuk sahada ölüyordu. Hep sıkıntılı maçlar oldu. Trabzon’dayken kırmızı kart gördüm, Göztepe’de iken son dakika gol atmaya gittim, gol yedim. Yine böyle bir şeydi Galatasaray maçı. Hayatımda hakemlerle yaşadığım her olayda olmasa da çoğunda haklıydım. Ali Aydın olayı cahillikti ve terbiyesizlik yaptım. O zaman Galatasaray maçının hakemi Mutlu Çelik’ti. Herkes kim olduğunu iyi biliyor. Dönemin federasyon başkanı Haluk Ulusoy’a sırtını dayamış bir isimdi. Bir pozisyon oldu ve kale arkasından el salladım doğru yönet gibi. İşaret parmağımla birlikte… Mutlu Hoca, onu orta parmak olarak görmüş. O mesafeden nasıl görüp geldiyse.. Mutlu hocayı çok severim ve çok iyi hakemdir. Futbol oynadığı için biliyordu. Hakemlerimizin en büyük sıkıntısı futbolu bilmemeleri.. Bende o maçta haksız yere atıldığımı düşünüyorum.

“HATALAR YAPTIM”

Beşiktaş ve Trabzon kariyerlerinde hata yaptığını düşünüyor musun?


Başımda bir büyüğüm olsaydı Beşiktaş’ta kalabilirdim. Milli Takıma kadar yükseleceğime inanıyordum. O zaman hatalar yaptım. Trabzonspor biraz daha farklı ama kalmak nasip olmadı.

“10 NUMARAYI ALARAK KRİZİ ÇÖZDÜM”

2003-2004 sezonunda 10 numara sevdan nerden çıktı?


O zaman forma numarası serbest bırakıldı. Göztepe’de o zaman Zafer Biryol, Ersen Martin, Mustafa Özkan gibi isimler var. 10 numara herkesin istediği forma. Sezon başı antrenmana giderken otobüste herkes 10 numarayı istiyor ve sohbet ediyor. Malzemeci İlyas arada kaldı. Ben giyeceğim, sen giyeceksin derken, ‘İlyas 10 numarayı bana yaz, ben giyeceğim’ dedim. O aslında krizi çözme hareketiydi. Yoksa 61 numara giymeyi planlıyordum. Ben isteyince kimse sesini çıkarmadı, herkes saygı gösterdi. Yoksa 10 numara sevdam hiç olmadı.

“HOŞUMA GİDİYOR”

Eşkiya lakabı nasıl ortaya çıktı?


Onu bana Göztepe taraftarı taktı ve bana yapıştı. Hatta geçtiğimiz hafta oynadığımız Manisa Büyükşehir Belediyespor – Yeşil Bursa maçında Tarzanların bu tezahüratı beni duygulandırdı, hoşuma gitti. Artık futbolcu değiliz ama sağ olsun onlarda. Nereye gitsem ‘Eşkiya’ diye bağırdılar. Hoşuma gidiyor. Kötü anlamda bir eşkiyalık değil çünkü. Her kulüpte kabul görmem benim adıma güzeldi.

“HAKKIM VARSA HELAL ETMİYORUM”

2006-2007 sezonunda Manisaspor-Sakaryaspor maçı kırmızı kart, 20 maç ceza, sonra 12 maça düşürüldü. O zamanın hakemi şimdi dünya kupalarında, şampiyonlar liginde boy gösteriyor. O zaman neler yaşandı saha içinde?


Cüneyt Çakır için bir şey söylemek istemiyorum. Ben kendisini sevmem. Hakemliğini de beğenmem. Hoşuma gidiyor mu? bir Türk olarak evet. Ancak o zaman aldığım ceza normaldi. Bir eylem yapmışım sonuçta. Olaylar buraya gelmeyebilirdi. İki dostane kulüp taraftarları maçı birlikte izliyor. Böyle bir maçı ancak Cüneyt Çakır bu hale getirebilirdi. Fotoğrafta Cüneyt Çakır şuan Türkiye’nin en iyi hakemi olarak geçiyor. İşler ancak öyle yürümüyor. Federasyon Ulenberg’e o kadar para verdi eğitim için. Ulenberg de, ‘madem o kadar para verdiniz bana, sizden bir hakemi Dünya Kupası’na alayım,’ dedi herhalde.. Babası nerde Cüneyt Çakır’ın Serdar Çakır? Hakemlerden kaç tanesi Cüneyt Çakır’ı sever? Arda Turan benim takım arkadaşımdı ve şuan Barcelona’da oynuyor, bir Türk olarak gururlanıyorum. Cüneyt Çakır Dünya Kupası veya Şampiyonlar Ligi’nde maç yönetirken kaç tane hakem gururlanıyor? Bunları araştırmak lazım. Ben iyi bir hakem olduğuna inanmıyorum. Hakkım varsa da helal etmiyorum. Çakır soyunma odasına girerken, hakem formasındaki kokartın olduğu yer biraz yırtıktı. Ama Federasyona giden forma paramparçaydı. Bizim kulüp de o zaman rahmetli Hasan Doğan’ı destekliyordu. Bu olayların asıl çıkışı ondandır. Kulüple Federasyon arasında sıkıntılar var. Bizim de yenmemiz lazım. Maç ilginç bir hal almaya başladı ve 3-0 hükmen mağlubiyete kadar geldi.

“MEMLEKETİMİN HASTASIYIM”

Göztepe, Altay, Karşıyaka, Manisaspor şimdi Manisa Büyükşehir Belediyespor, Trabzonlu olmana rağmen Karadeniz yerine Ege’de yaşıyorsun.. Ege’yi seviyorsun sanırım..


İzmir, Manisa ve Ege’yi seviyorum. Trabzon’u da tabi seviyorum. Memleketimin hastasıyım. Güzel yıllarım, şampiyonluklarım, hikayelerim hep buralarda yaşandı. Buralı gibi olduk. Sabuncu belini gözüm kapalı inerim.

“İŞLER İYİ GİTTİĞİ ZAMAN..”

Teknik Direktör Levent Eriş..Birlikteliğiniz Manisa’da bir kez daha kesişti. Uyuştuğunuz doğru mu?


Levent hocayla ilk Manisaspor’da çalıştım. İyi insan ve çalışması zevklidir. İşler iyi gittiği zaman dünyanın en çok keyif alabileceğin hocalarından biridir. 20-30 tane hocayla tanıştım. O da beni çok sever sağ olsun. Manisaspor’dan ayrıldıktan sonra da sürekli görüştük. Şimdi yolumuz yeniden kesişti. Ağabey olarak görüyorum kendisini.

“BU TAKIM SÜPER LİG’DE OYNAYACAK”

Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün için neler söyleyeceksin. Bir ara başkan adayı Mevlüt Aktan ile birlikte Manisaspor’a sportif direktör oluyordun. Olmadı?


Kafamda hiç yoktu Manisa Büyükşehir Belediyespor. Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün ve Mevlüt Aktan için buraya geldim. Dürüst olmak gerekirse Manisaspor için yola çıktık ama orası olmadı. Hayatımızda yok diyemeyeceğiniz insanlar vardır. Amatörde de olsa gel deyince geleceksin. Bizim Cengiz Ergün’e ‘yok başkan ben gelemem’ deme gibi bir şey söz konusu olamaz. Bunun maddiyatla alakası yok. Burası bir proje takımı. İnanıyorum ki 3-5 sene sonra çok iyi yerlere gelecektir. Bu takım ama öyle ama böyle Süper Lig’de oynayacak. Laf olsun diye de söylemiyorum. Çok eksiğimiz var. Çok çalışmalıyız. Ortada iyi bir niyet ve samimiyet var. Bunu başaracağız. Kulüp başkanlarını % 80‘i bu işi bilmiyor. Cengiz Ergün bu işin en alt yerinden buralara kadar gelmiş. Sadece Manisaspor’daki başarı değil, Belediye Başkanı olarak ta başarısı ortada. 2003 yılında geldiğimde Manisa’nın halini hatırlıyorum. Şimdi ise her şey çok farklı. Başka bir dünya olmuş Manisa. Çehresi değişmiş. Yalakalık olsun diye konuşmuyorum. Manisa’ya Cengiz Ergün eli dokunmuş. Taraflı tarafsız bunu herkes kabul ediyor. Bunun partiyle alakası yok. Ben inanmıyorum sadece MHP’li seçmenlerin oyunu aldığına, AKP’li, CHP’li seçmende oy vermiştir. Dinliyor, iyi bir insan. Otoriter, kızarda severde.

“MANİSASPOR APOLETİNİ KAYBETTİ”

Manisaspor lige iyi başlamadı..Şampiyonluk yaşadığın kulüpte problem sizce ne?


5 sene oynadım. Süper Lige yükseldiği sene takımın kaptanıydım. Onun için ayrı bir yeri var bende. Kim yönetirse yönetsin Manisaspor’un kötü olması beni mutlu etmez. Şuan ki yönetimi tanımam etmem. İsim olarak bazılarını bilirim. Gerçekten üzülüyorum. 2003’te geldim Manisaspor’a. O zaman Vestelle hatta ben gelmeden önce üstüne koya koya gitti. Bir futbol şehri apoleti kazandı. Manisa’nın dışarı da çok büyük avantajı var. Albenisi çok. Tesisler yapıldı, Mustafa Denizli geldi. Levent Eriş ile şampiyonluk yaşandı. Ersun Yanal geldi, Hikmet Karaman vs vs. birçok isim çalıştı. Sonra düşüş dönemine giren bir Manisaspor izlemeye başladık. Milli Takımın yarı kadrosu Manisaspor’da parlamış, yeniden doğmuş isimlerden kurulu. Manisa futbol oynamak için ideal bir yer. Baskı olmayan, tesisleri yeterli olan bir şehir. Futbola görünmeyen bir ilgi var. Üzülüyorum, bu şehirde kaybediyor. Yoksa takım küme düşebilir, şampiyonluk yaşayabilir bunlar önemli değil. Manisaspor o futbol şehir apoletini artık bitirmek üzere gibi, hatta bitirdi. Hocalık bir şey olamaz. Manisaspor’a Morinho’yu da getirsen olmaz. Kötü yönetildiği açıkca ortada.

“YİNE 4-0 BİLEMEDİN 3-0 OLURDU”

Manisaspor’da 34 yaşındaki İsmail Şahmalı çok eleştiri alıyor. Sizce Manisaspor’a gelen teknik adam tecrübeden yana mı devam etmeli, yoksa Türk futboluna yeni bir kaleci mi kazandırmalı?


İsmail’in yeni doğan bebeği ile ilgili sağlık sıkıntıları olduğunu bilmiyordum. Allah yardımcısı olsun. Birşeyin üzerinde ısrar edersen hepten kaybedersin. Şuan İsmail o pozisyona sokulmuş olabilir. Kaleci de tecrübe çok önemli. Sırf tecrübeli diye de kötü bir kaleciyi oynatacaksın diye bir kanun yok. Yağızcan’ı bir defa izledim. Yetenekliyse oynamalı. Manisaspor şuan kim iyiyse onun oynayacağı bir kulüp. Kim faydalıysa takıma. Yağızcan’ı kazanalım, İsmail’i kazanalım dersen Manisaspor elden gider haberin olmaz. Manisaspor elden gittikten sonra kimi kazansan sana fayda sağlamaz. Kazanacağım derken daha fazla kaybedersin. Bandırma maçını izlemedim ama 4-0 bitti. İzlemeden futbol bilgime dayanarak söylüyorum, Manisaspor-Bandırma maçında Yağızcan’da olsa yine 4-0 olurdu, bilemedin 3-0 olurdu. Maçı izlemedim, yediği golleri bilmiyorum. Problemler kaleciyle bitmiyor. Şu saatten sonra Yağızcan oynamalı. İsmail’in biraz dinlenmeye ihtiyacı var.

“DOĞRU İŞLER YAPIYORUZ”

Sportif Direktörlük Türk futbolu için var olmalı mı? Çünkü teknik adamla anlaşmak zor..


Kesinlikle bu sistem çoğalmalı kulüplerde. Futbol gelişiyor. Futbol sadece sahada da oynanmıyor artık. Birçok uzantısı var. Bu konuda yönetici zihniyetini değiştirmek lazım. Sportif Direktör teknik anlamda değil, transferler ve kadro yapılanmasında söz sahibidir. Sonuçta takımın saha içindeki patronu hocasıdır. Taktiği, antrenmanı, maçı.. Biz biraz yönetici, biraz teknik heyet arada köprüyüz. Çok şükür hem yönetim hem de hocayla aramız çok iyi. Aramızda sevgi, saygı ve samimiyet var. Doğru işler yaptığımıza inanıyoruz.

"KÖTÜ KOŞAMAZSIN"

Manisa Büyükşehir Belediyespor’a gelelim.. Geçen sezon takımın başında Levent Eriş olmasına rağmen son anda ligde kalındı ve 15.sırada bitti. Problemler neydi..


Geçen sene görevde olmasam da maçlarına geldim. İyi futbolcuları almak başka bir şey, iyi takım olmak başka bir şey. Problemleri söyleyip geçmişe dönmenin kimseye fayfası olmaz. Biz bu sene transfer yaparken karakterine çok dikkat ettik. Lig, o ligin futbolcularıyla oynanmalı. O ligden bulamıyorsan, üst liglerden oyuncu getirmek her zaman zararlıdır. İyi seçmen lazım. Ama üstten getirdiğin oyuncu bu ligin kuralı mücadeleyi bırakmazsa problem yaşamazsın. 3.Lig ve 2.Lig mücadele ligi. Olduğu yeri burun kıvırmayacak isimleri aldık. Bunu yapan ismin burada olma şansı zaten yok. Öyle bir şey gördüğüm anda da futbolcunun işi biter. Yenilgiyi kabul etmeyeceksin, mücadeleyi yapacaksın. Mağlupta olabilirsin, berabere de kalabilirsin sıkıntı yok. Giydiğin formanın hakkını vereceksin. Kötü oynanır, kötü pas atılır, kötü gol kaçırılır, kötü gol yenir futbol hatalar oyunu. Ama kötü koşulmaz. Kötü koşanlar bizimle olmayacak. Sırf bizim hatırımıza gelenler var. Güzel bir kadro yaptık. Yeni takım olmak her zaman dezavantajdır. Geçen sene bunlar yaşanmamış. Takım olmak adına sıkıntılar yaşanmış.

“HER TÜRLÜ ŞAMPİYONSUN!”

Bu sezon 5 maçtır kaybetmeyen bir takım var. Neler değişti?


Kuralımız mağlup olmadan yola devam etmek. İçeride yenilmedin mi her türlü şampiyonsun. Bu ligin kuralı bu. Bu sezon her istediğimiz ismi hemen hemen aldık. Başkanımız, yönetimimiz bu konuda bizi destekledi. Karakterli futbolcu iyi futbolcudan daha faydalıdır. Ailemi ortamımız daha da güzelleşiyor. Herkes yeni tanıyor birbirini. Belki de onlar güzel bir hikaye yazacaklar bu sezon. Düzgün işler yapıyoruz inşallah karşılığını alacağız.

“MANİSASPOR’U KURTARMAZ”

Manisa Büyükşehir Belediyespor’da uçuk rakamlarla bu işi yapıyor diyorlar.. O para Manisaspor’a verilse bu konumda olmaz deniliyor. Bunun için bir şey söylemek ister misiniz?


Buraya verilen destek Manisaspor’u kurtarmaz. Öyle uçuk kaçık rakamlara transfer yapmıyoruz. Birçok transferde ben vardım. Örnek veriyorum Ali Öztürk. İmza attırdıktan sonra yemek yerken X bir kulüp aradı, bizim verdiğimiz rakamın 150 bin TL üstünde teklif yaptı. 2.Lig’den bir kulüp. Gelen isimler sadece paraya gelmedi. Çocuklarda aptal değil. Burada bir proje takımı ve hedefler var. Kimse burayı sezonluk 3.Lig olarak görmüyor. Görseler zaten gelmezdi. Manisa, Büyükşehir, Levent hoca, ekibimiz çok iyi. Bunları görüpte geldiler. Gittiğimiz deplasmanlarda, uçakta, otellerde, havalimanında müthiş saygı gören bir ekibiz. Manisa Büyükşehir Belediyespor sahaya çıktığında rakip hoca ve futbolcuları saygı duyuyor. Bu çok güzel bir şey. Bu kendini beğenmişlik değil. Bunu hissediyoruz. Biz bu ligin iyi ve büyük takımıyız. Süper Lig’de Anadolu takımları büyük takımlara nasıl oynuyorsa, 3.Lig’de bu muameleyi şimdi biz görüyoruz. Hedefin bir etabını aşmışız. Bu önemli saygıyı her yerde göremezsin. Biz iyi futbolcular almadık. İyi futbolcular almış demiyorlar bizim için, iyi takım olmuşlar diyorlar. İyi futbolcular aldık ama iyi takım olduk ve oluyoruz. Geçen sene de buraya çok iyi isimler geldi, çoğunun maçı yok. Olur olmaz bilemeyiz. En azından ‘gönlümüz rahat kardeşim’ deriz. Olma ihtimali çok yüksek, olmazsa da her şeyin bir faturası var. Kimse bunun suçlusu cezasını çeker.

“YENEMİYORSAK YENİLMEYECEĞİZ”

Çatalca deplasmanına gideceksiniz?


İki deplasman oynadık daha 1.dakikadan itibaren takımlar zaman geçirmeye başlıyor. Halide Edip Adıvar maçında 1-0 gerideyi,z rakibimiz penaltı kaçırdı. 2-0 olabilirdi maç. Bir takım 1-0 önde, penaltı kaçırıyor ve berabere kalıyorlar bizimle. Maç sonu seviniyor. 1 puan aldılar yenmiş gibi sevindiler. Zirveye oynayan ikinci sıradaki bir takımdan bahsediyorum. Rakiplerimiz bize tam konsantre ile çıkıyor. Zor bir maç. Yenemiyorsak yenilmeyeceğiz.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.