Şenol Özeker;MANİSASPOR AŞKI ONDA BAMBAŞKA

O Manisaspor’un efsane kaptanı. Kimden mi bahsediyoruz? Adını Manisaspor ve Türk Futboluna altın harflerle yazdıran Taner Taşkın’dan. Şimdi Teknik Direktörlük kariyerinde hızla ilerliyor. Manisaspor tribünlerinde başladı içindeki Manisaspor sevdası. Daha çocuk yaşlarda Manisaspor’un peşine takıldı. Tribünlerde bazen sevinçten bazen üzüntüden ağladı. Daha sonra Manisa’da Amatör futbolun babası olarak Maltaspor’a çağırıldı. 1987 yılında başladı futbola. Sonra Paşaköy, Bursa Kemalpaşa ve Manisaspor derken birden kendini Gençlerbirliği’nde buldu. İşte Taner Taşkın’ın inanılmaz futbol öyküsü.

Şenol Özeker;MANİSASPOR AŞKI ONDA BAMBAŞKA

 Manisaspor’un efsane futbolcularından biri, kim derseniz; Taner Taşkın’ı ilk sıralara yazarsınız.Onun içindeki Manisaspor sevdası daha çocuk yaşlarda başladı. Babası Manisaspor’da top oynarken antrenmanları hiç kaçırmazdı. Manisaspor’un maçlarında da, tribünlerde Tarzanlarla birlikteydi. Manisaspor’lu futbolcuların antrenmanlarda maskotuydu. Manisa futbolunun efsane isimleri Fikri Bayrıl ve Mümin Özkasap onu yanlarından hiç ayırmazdı. Sokak aralarında başladığı futbolda Maltaspor’dan lisansı çıkartarak başarılarla sürecek kariyerinin ilk başlangıcını yapmış oldu. Azmi ve çalışkanlığıyla Türk futboluna damga vurdu. Bu isim Manisaspor’un efsane kaptanı Taner Taşkın idi.



HABERSPOR: FUTBOLA KAÇ YILINDA BAŞLADINIZ?



TANER TAŞKIN: 1987 Maltaspor’da rahmetli Cavit Erkli’nin önerisiyle futbola başladım. O zaman futbolun duayeni rahmetli kumar Ali, beni Mensucatspor’a almaya çalışıyordu. Ama Cavit Erkli daha hızlı davrandı ve Maltaspor’da futbola başladım. İki yıl oynadıktan sonra babam beni Paşaköyspor’a götürdü. O dönemde babamın elinde olmam benim için avantajdı. Paşaköyspor’da iki tane şampiyonluk yaşadık. Çok güzel günlerimiz geçmişti. Benim için artık profesyonelliğe adım atma zamanı gelmişti. Bursa Kemalpaşa beni aldı. Daha sonra babam Manisaspor’da Aydoğan Tunay’la birlikte hocalık yapmaya başladılar. 18 yaşında Manisaspor’da ikinci lig futbolcusu oldum.




HABERSPOR: GENÇLERBİRLİĞİNE GİDİŞ ÖYKÜNÜZ NASIL OLDU?



TANER TAŞKIN: Manisaspor’da ilk yılımda  34 maçın 20’sinde şans buldum. Manisaspor’da çok fazla şans bulamama rağmen istikbal vaat eden oyunculardan bir tanesiydim. İzmir Karmasına seçildim. İzmir Karmasında gösterdiğim müthiş performanstan sonra Trabzonspor, Karşıyaka, Bucaspor ve Gençlerbirliği beni almak için yoğun bir çaba verdiler. Trabzonspor’da Özkan Sümer de beni çok istiyordu. İzmir Karmasında oynarken bir çok takımı beni istiyordu. Menajer Cem Onuk geldi. İzmir’de Güneş Otel’de kamptayız.  Bende şaşırmıştım. Aşağıya in seni İlhan Cavcav bekliyor dedi. Dışarıya çıktım. Gri bir Mercedes’in içindeydi. Gel evlat dedi. Ben dedi, Gençlerbirliği başkanı İlhan Cavcav. Ben güldüm, neden gülüyorsun dedi. Soy isminize dedim. Böyle soy ismi mi olur dedim. Benim yanağımdan bir kesme alarak sen ne kadar güzel çocuksun dedi.O da benim için güzel bir anıydı.  Babamın Gençlerbirliğine gitmemde büyük emeği vardı. Çünkü Bucaspor da istiyordu. İki katı teklif yaptı. Babam oğlum oralara her zaman gidemezsin dedi.Kanaatkar ol dedi. Bende Gençlerbirliği’ne gittim. O zaman 19 yaşındaydım. Yedi sene aralıksız Gençlerbirliği takımının formasını giydim. Oradan Milli Takımlara yükseldim. Ümit Milli, Olimpik Milli, Ordu Milli ve 1 kez de A  Milli Takıma çağırıldım.



HABERSPOR: BİR DÖNEM FENERBAHÇE’NİN LİSTESİNDEYDİNİZ. NEDEN TRANSFERİNİZ GERÇEKLEŞMEDİ?



TANER TAŞKIN: Benim için yükseliş dönemi başlamıştı. Milli Takımların her kademesinde forma giydim. Fenerbahçe beni ısrarla istiyordu. Fenerbahçeye gideceğim dönemde sakatlandım. Hatta devre arasında gidecektim. Aşil tendonlarım koptu. İstanbulspor maçında Saffet Akyüz ayağımın üzerine düştü. Benim için hayatımın en kötü gecelerinden bir tanesiydi. Birden en tepelerden aşağılara düşmeye başlamıştım. Psikolojim çok bozulmuştu. Bir futbolcu için en ağır sakatlıktı. Bu sakatlığı yaşayıp benim gibi iyi bir şekilde sahalara dönen olmadı.Ben çok azimli ve inatçı bir futbolcuydum. Bunu yeneceğim dedim. Avusturya’da ameliyat oldum. Altı ay sonra ilk maçımı Fenerbahçe’ye karşı oynadım. Düzeldiğimi görünce Fenerbahçe beni yeniden istedi. Ancak bu kez Cavcav vermedi. Takımın başında  kaptan olarak kalmamı istedi. Sezona yine Karol Pechze ile mükemmel başladım. Ancak Almanya kampında  gurbetçi bir futbolcunun sert müdahelesiyle yeniden sakatlandım. Artık futbolu bırakmayı düşünmeye başladım. Benim için kötü günlerdi. Ancak hayata daha sıkı sarılmam gerektiğini düşündüm. Tekrar Avusturya’ya tedaviye gittim. Benim için artık Süper Lig macerasının uzaklaşmaya başladığını düşünmeye başladım.



HABERSPOR: MANİSASPOR’A ÜÇÜNCÜ LİGDE GELDİNİZ? BİR ÇOK BAŞARILAR YAŞANDI NEYDİ O BAŞARININ SIRRI ?



TANER TAŞKIN: Gençlerbirliğinde ikinci defa sakatlandıktan sonra eski  randımanım yoktu. 2. Lig takımlarından Konya Endüstrispor beni aldı. Yüklü bir bonservis bedeliyle beni aldılar. İki sene muhteşem bir futbol oynadım. Orada ki günlerim de muhteşemdi. Yeniden futbola başlamış gibiydim. O dönem Endüstri Holding’te işler iyi gitmedi. Takım dağılmaya başladı. Bende devre arasında bir karar vermek zorundaydım. O zaman beni Karabük istiyordu. Ancak yeni bir yapılanma içerisinde olan Manisaspor da beni istedi. O zaman işin başında Cengiz Ergün ve Semih Vardarer vardi. Ben Bank Asya’dan Üçüncü lige gelmek istemedim ama, Semih Abi aradı ve seni takımda görmek istiyoruz dedi. Babam da gel Manisaspor’a burası senin memleketinin takımı dedi. Bende kabul ettim. Devre arasında geldiğimiz de takım 12. sırada idi. Sezon sonunda şampiyon olduk ve ikinci lige çıktık. Daha sonra Levent Eriş geldi ve muhteşem bir başarının öyküsü başladı.  Manisalı futbolcuların içeride fazla olması bizim başarımızda önemli bir etkendi.Bende takıma iyi bir kaptanlık ve abilik yaptığıma inanıyorum. O zaman yönetim de samimi ve candan çalışıyordu.Vestel’in verdiği parayı kendi paraları gibi kullanıyorlardı. Daha sonra Bank Asya’ya çıktık. Futbol hayatımın yine en güzel günleriydi. O zamanki kadromuzda emekli maaşını almaya gelen futbolcular değil de Manisaspor formasının kıymetini bilen ve hedefi olan futbolcular vardı. Mükemmel bir arkadaşlık ve dostluk vardı.Her yere toplu giderdik. Kamp akşamları benim odam dolup taşardı.



HABERSPOR: VESTEL’DE MUSTAFA DENİZLİ DÖNEMİNDE BÜYÜK BİR HAYAL KIRIKLIĞI YAŞANDI. SİZCE NEDEN BAŞARI GELMEDİ O YIL?



TANER TAŞKIN: Daha sonra Vestel işi vizyona döktü. Mustafa Denizli gelince bütün takımı dağıttı. Şöhretli futbolcular geldi. Bizler o zaman 50 liraya  top oynarken bizlerin yarısı etmeyen futbolcular 750 liraya geldiler. Her gelen para almaya geldi . Futbol oynamaya gelmedi. O dönem Vestel büyük hata yaptı. İşi reklama döktü. Daha sonra hatadan dönüldü ve Levent Eriş takımın başına  yeniden geldi. Üç gömlek geriden takımla Manisaspor Süper Lig hedefine ulaştı.



HABERSPOR:1993 YILINDA FATİH TERİM  DÖNEMİNDE AKDENİZ OYUNLARINDA ŞAMPİYON OLDUNUZ . O GÜNLERİ ANLATIR MISINIZ ?



TANER TAŞKIN: Olimpik Milli takımda  o dönem çok iyi bir jenerasyon vardı. Fatih Terim’in Fatih Terim olmasında bizim dönemimizin büyük emeği vardı. 1972 jenerasyonu Fatih Terim’in Teknik Direktörlük kariyerinde çok önemliydi. Kadroda  Ben, Hakan Şükür, Arif  Erdem, Sergen Yalçın, Abdulah Ercan, Rüştü Rençber  gibi isimler vardı. Yarı finalde Fransa’yı, Finalde Cezari’yi yendik. Bize madalyaları Platini verdi. Fransa kendi ülkesinde üçüncü olmuştu. Fatih Terim daha sonra A Milli Takımın başına geçti.A Milli Takım Avrupa Şampiyonasına gidecekti. Kadroya çağırıldım. Hatta Rahim ile birlikte Vakko’ya gidip takım elbise siparişlerimizi vermiştik. Ben o dönem askerdim. O dönem eşim Jale’yle  nişanlıydım. Nişanlımı görmeye geliyordum Manisa’ya. Turgutlu’da kaza yaptım. Ben kadrodan çıkartıldım. 1,5 ay sahalardan uzak kalmıştım. Ben kadrodan çıkarılınca kadroya ikinci ligde Karabük’te forma giyen Vedat İnceefe’yi çağırdılar. Önüm kesilmiş oldu. O kaza beni çok etkiledi. Bu olay Vedat İnceefe’nin de da futbol hayatında dönem noktası oldu.



HABERSPOR: ÖRNEK ALDIĞINIZ TEKNİK DİREKTÖR KİM?



TANER TAŞKIN: Kişiliğiyle, hocalığıyla Fatih Terim örnek aldığım bir hoca. Yerli , yabancı bir çok hocayla tanıştım. Fatih  Terim’in bendeki yeri apayrıdır. Levent Eriş de iyi bir teknik adamdır. O da Manissapor’da bizim dönemimizde teknik direktörlük kariyerinde  yükselişe geçti. Zaten kendisi de bunu bire bir konuşmalarımızda  dile getirmiştir.



HABERSPOR: İÇİNİZDE MANİSASPOR SEVDASI ÇOK BÜYÜK. PEKİ GEREKLİ DEĞERİ GÖRDÜNÜZ MÜ MANİSASPOR CAMİASINDA?



TANER TAŞKIN: Daha önce söylediğim gibi tribünlerde Tarzanların içinde sevinçten ve üzüntüden çok ağladığımı bilirim. O yüzden benim kadar Manisa’da Manisasporlu olduğuna inanmıyorum. Şu anda takımın içerisinde değiliz ama Manisaspor aşkı bende her yerde ve her zaman oldu.Gençlerbirliğinde forma giyerken Can Tanrıyar ile röportaj yapıyoruz. Ben Manisalıyım, Manisaspor’u temsil ediyorum diye bağırmışım. Sanki Türk’üm diye bağırır gibi.  Malesef eski oyunculara Manisalılar gerekli değeri vermiyorlar. Mesela rahmetli Tevfik Hoca’nın Manisa’da değeri bilinmedi. Ne zaman Ankaragücü ve Konyaspor’a gitti, Tevfik Hoca itibar görmeye başladı. O dönem Manisaspor hoca arıyordu. Tevfik Lav’ı göreve getirmediler. Mustafa Denizli geldi. Ben gerekli değeri gördüğüme inanmıyorum.Ne futbolcu olarak ne de Teknik Direktör olarak.Dışarıda daha değerliyiz. Ben Manisaspor’a geldiğimde hiç pazarlık yapmadım. Manisaspor’dan giderken kulübe para kazandıran ender futbolculardan biriydim. Gelirken de en az parayı ben aldım. İşimiz bittiğinde de  bir anda kenara atıldık.  Teknik Adam olarak da almadım. Neden böyle oluyor anlamadım. O Yönden Manisaspora gönlüm çok kırgın.



HABERSPOR:GENÇLERBİRLİĞİ’NDE TANER TAŞKIN OLMANIZDA KİMLERİN PAYI BÜYÜK?



TANER TAŞKIN: Benim Gençlerbirliğinde Taner Taşkın olmamda yabancı teknik direktörlerin payı büyük. Türk teknik direktörleri küçümsediğim anlamına gelmesin bu. Yabancı teknik direktörler başka ülkelerden geliyorlar. Kim iyiyse ve hazırsa onu oynatıyorlar. Bizde  şu anda öyle bir jerenasyon hoca var ki 10 tane hoca sürekli Süper ligde 18 tane takımı geziyorlar. Bu Bank Asya’da da  böyle. Bir yerlere giderken bu futbolcuların vesilesiyle gidiyorlar. Türkiye’de şu anda bir çok kulüpte futbolcuya dayalı bir düzen var.Benim çalıştırdığım hiç bir kulüpte futbolcuya dayalı bir düzen olmaz. Türkiye’de  bir çok teknik direktör ahbap çavuş ilişkileriyle bir yerlere geliyorlar. Benim öyle bir felsefem yok. Ben futbolculukta olduğu gibi teknik direktörlükte de  azmimle ve çalışarak bir yerlere gelmek istiyorum. Genç futbolculara da inanılmaz değer veriyorum. Türkiye’de benim gibi genç futbolculara önem veren bir Teknik Direktör yoktur.



HABERSPOR: NEDEN AMATÖR KÜMEDEN TEKNİK DİREKTÖRLÜĞE BAŞLADINIZ?



TANER TAŞKIN: Benim babam da futbolcuydu ama futbolcu olmam için beni zorlamadı. Kendi isteğimle çalışmamla oldum. Hocalığımda da tırnaklarımı kazıyarak bir yerlere gelmek istiyorum. O şekilde gidiyorum. Bu işi de en iyi ve en dürüst şekilde yapmak istiyorum. Genç futbolcuları bulup yetiştirmeyi çok seviyorum. Mesela Hikmet Balioğlu’nun yetişmesinde önemli bir  payım olduğuna inanıyorum. Kendisini evladım gibi seviyorum. Benim için çok özel bir futbolcudur. Şu ana kadar hazır futbolcularla çalışmadım, hep hedefi olan genç futbolcularla çalıştım. Zaman zaman beni yoruyorlar ama onlarla uğraşmak bana haz veriyor. Zamanla daha hazır oyuncularla daha iyi işler yapacağıma inanıyorum. Bu iş jenerasyon işi. Şu anda genç bir Teknik adamım. Ben günü kurtaran bir Teknik Adam olmak istemiyorum. Zaman zaman gazetelerde haftanın Teknik Direktörü oluyorum. Ben yılın Teknik Direktörü olmak istiyorum. Benim hedeflerim böyle.



HABERSPOR: MİLLİ TAKIMIN ŞU ANDA YAŞADIĞI BAŞARISIZLIĞI NELERE BAĞLIYORSUNUZ?



TANER TAŞKIN: Milli Takım’da yaşanan başarısızlık alt yapıdan futbolcu çıkmamasından kaynaklanıyor. Bu nedenle gurbetçi futbolculara yöneldiler. Bazı şeyler duyuyoruz. Şu anda Milli Takımın soyunma odasında 6-7 tane futbolcu Almanca konuşuyorsa ben böyle bir Milli Takımı kabul etmiyorum. Benim oyuncumun Milli Takımda İstiklal Marşını okurken  tüylerinin diken diken olması lazım.Biz Milli Takımda İstiklal Marşını okurken gözlerimizden yaş geliyordu.Biz bu değerleri kaybetmeye başladık. Futbolcular maddi açıdan çok doyuma ulaştılar. İş paraya döküldü. Hep aynı futbolcular var. Alttan gelen ve zorlayan futbolcular yok. Her zaman kısa vadede başarılar hedefleniyor. Uzun vadede başarılar düşünülmüyor. Hoca göreve gelirken şampiyon olacağız demi deniliyor. Hoca da iş bulsun diye evet diyor. Bu yüzden hazır oyuncular alınıyor. Gençler ikinci plana atılıyor.



HABERSPOR: MENEMEN BELEDİYESPOR’DA ŞU ANDA HEDEFİNİZ NE?



TANER TAŞKIN: Menemen Belediyespor olarak hedefimiz şampiyonluk. Altıncı  sıradayız. Liderle aramızda üç puan var. Sezon başında Belediye Başkanımız Tahir Şahin ile  oturduk. Hedefe koşalım ancak bütçemizi, boyumuzu  aşmayalım dedi. Ben de bütün işin bana bırakılmasını istedim. Tamam dedi. Bende onu mahçup etmemek için elimden geleni yapıyorum. İsteğimiz futbolcuların yüzde seksenini aldık. Lig uzun bir maraton. Menemen Belediyespor şampiyonluğun en güçlü adaylarından birisidir. Futbolculuğumda yaşadığım şampiyonluğu sezon sonunda hocalığımda da yaşamak istiyorum. Genç ve istekli bir kadro kurduk. Menemen Belediyespor benim Teknik Direktörlük kariyerimde dönüm noktası oldu. Tahir Şahin Türk futbolunda her zaman olması gereken bir isim. Adam gibi adam. Şu anda Türk Futbolunda Teknik Direktör olarak piyasanın içinde isem bunda Tahir Şahin baş aktördeki isimdir.



HABERSPOR: MANİSASPOR’UN SÜPER LİG ŞANSINI NASIL GÖRÜYORSUNUZ?



TANER TAŞKIN: Manisaspor’un Süper Lig şansı zirvede yer alan Çaykur Rizespor kadar vardır. Hiç kimse genç bir kadroya sahibiz ve sıkıntılarımız var demesin. Manisaspor’un sahaya çıkan kadrosu şu anda Süper Lig için yeterlidir. Yedek kulübesi zayıf derseniz buna katılırım. Manisaspor’un hedefi her zaman şampiyonluk olmalıdır.  Bildiğim kadarıyla ödemeler de zamanında yapılıyor. Manisaspor’un elindeki kadro şampiyonluk için yeterli. Hazır oyuncularla şampiyonluğa gitmek en kolayıdır..Hiç kimse hedef küçültmesin. Hedef küçültürlerse insanlar kendilerini  küçültürler.



HABERSPOR: SON OLARAK BABA OLMAYA HAZIRLANIYORSUNUZ. NASIL BİR DUYGU İÇERİSİNDESİNİZ?



TANER TAŞKIN: Eşim Jale ile 1993 yılında tanıştık. 1994 yılında evlendik. Allah 18 yıl sonra bize evlat verecek. İnanılmaz bir duygu içerisindeyiz. Aile olarak. Büyük bir mutluluk yaşıyoruz. Bu arada son olarak röportajımızda araya giren Taner Taşkının eşi Jale Taşkın ise, " Anne olmaya hazırlanıyorum. Eşim Taner Taşkın’ın dediği gibi büyük bir mutluluk içerisindeyiz. Çocuğumuzun cinsiyeti erkek. Bu güzel röportaj için de sizlere teşekkür ediyoruz.

Katkılarından Dolayı Manisa Haber Gazetesi ve Şenol Özeker'e teşekkür ediyoruz


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.