Manisa'da Bugün

ERKAN AKÇAY "O GAZETELERDEN KESE KAĞIDI OLUR"

SİYASET

Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türk basınındaki sansür ve oto sansürün nedenlerinin araştırılarak basın özgürlüğünün sağlanması amacıyla Meclis araştırması açılmasına yönelik verdiği önerge üzerine TBMM Genel Kurulunda konuşan MHP Manisa Milletvekili Erkan AKÇAY, “ Başbakan Erdoğan, MHP ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye sansür uygulanması için sansür memuru gibi televizyonları teker teker ararken bir taraftan da 40 bin kişinin katili AKP eş başkanı İmralı Canisinin ayağına gazeteci göndermektedir. Başbakanın müdahale ettiği basından, medyadan gazete olmaz, televizyon olmaz, gazete olmaz. Ne olur? Çekirdek külahı olur, kese kâğıdı olur yani bundan basın, gazete filan olmaz ancak çekirdek külahı yaparsınız, çocuklar da uçak yapar, birbirlerine atar oynarlar.” dedi.

 Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türk basınındaki sansür ve oto sansürün nedenlerinin araştırılarak basın özgürlüğünün sağlanması amacıyla Meclis araştırması açılmasına yönelik verdiği önerge üzerine TBMM Genel Kurulunda konuşan MHP Manisa Milletvekili Erkan AKÇAY, “ Başbakan Erdoğan, MHP ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye sansür uygulanması için sansür memuru gibi televizyonları teker teker ararken bir taraftan da 40 bin kişinin katili AKP eş başkanı İmralı Canisinin ayağına gazeteci göndermektedir. Başbakanın müdahale ettiği basından, medyadan gazete olmaz, televizyon olmaz, gazete olmaz. Ne olur? Çekirdek külahı olur, kese kâğıdı olur yani bundan basın, gazete filan olmaz ancak çekirdek külahı yaparsınız, çocuklar da uçak yapar, birbirlerine atar oynarlar.” dedi.

 

Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türk basınındaki sansür ve oto sansürün nedenlerinin araştırılarak basın özgürlüğünün sağlanması amacıyla Meclis araştırması açılmasına yönelik verdiği önerge üzerine TBMM Genel Kurulunda konuşan MHP Manisa Milletvekili Erkan AKÇAY, “ Kamuoyunun sesini gündeme taşıma ve siyasal iktidarı denetlemek işlevlerini yerine getiren medya, çağdaş demokratik ülkelerde demokrasinin çok önemli bir aracıdır. Ancak ülkemizde tekelleşen ve ticarileşen patronaj yapısı, medya-siyaset-ihale ilişkisi ve gazeteci kimliğinde yaşanan bozulmalar nedeniyle medya doğru, gerçek ve objektif haber ilkelerinden çok uzaklaşmıştır.” dedi.

 

 

AKP döneminde Türkiye Basın Özgürlüğü sıralamasında her geçen gün gerilemiştir.

Gazetecilik mesleğinde sansür, yayın içeriklerine müdahale, manipülasyon veya yayını durdurma olarak kendini göstermektedir. Diğer bir boyuttaysa, meslekten kovulma, tasfiye edilme, kanal kapatma, yasal baskılar hatta tutuklanmayla karşılaşılmaktadır.Otosansür, sansürün içselleştirilmiş hâlidir. Endişe ve korku kaynaklı otosansür, gazeteciler için sansürden daha tehlikeli ve vahim bir hâle gelmiştir. AKP’nin baskıları nedeniyle günümüzde medya iktidarın söylemi doğrultusunda gündemi yönlendirmekte, iktidarların söylemini yeniden üretirken hangi kaynakların kullanılacağına, haber başlıklarının seçimine, ne söyleneceğine ve nasıl söyleneceğine karar vermektedir. Gezi olaylarında milyonlar sokaklara çıkmışken haber kanallarının bu olayları görmezden gelmesi, Başbakan Sayın Erdoğan’ın gazetecilere Gezi Parkı eylemleriyle ilgili “Demokratik taleplere canımız feda.” sözlerinin yedi gazetede aynı günde manşette yer alması ülkemizdeki medyanın durumunu gözeler önüne sermektedir. Türkiye’de yaşanan basın özgürlüğü sorunu ve gazetecilerin üzerine uygulanan baskılar sadece ulusal düzeyde değil uluslararası düzeyde de kamuoyunda yankı bulmaktadır. Türkiye Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün Basın Özgürlüğü sıralamasında ise 2002 yılında 99 uncu sırada bugün 179 ülke arasında 154 üncü sırada yer almaktadır. Uluslararası Basın Enstitüsünün 2013 Basın Özgürlüğü Raporuna göre; Türkiye'nin dünya çapında en fazla gazetecinin tutuklandığı ülkedir.” dedi.

 

Başbakan Erdoğan sansür memuru gibi çalışıyor

AKP döneminde; Anadolu Ajansı ve TRT, Hükûmetin borazanı hâline gelmiş, muhalefet partilerine sansür uygulamıştır. Türk Hava Yolları uçaklarında muhalefet gazetelerinin dağıtımı yasaklanmıştır. Meclis Televizyonu’nun yayın saati kısıtlanarak haber özgürlüğü engellenmiş, Meclis TV muhalefet partilerinin grup toplantılarına sansür uygulamıştır. Gezi olayları ve 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan sonra televizyon ve gazete yayınlarını kontrol etmek amacıyla AKP Genel Başkan Yardımcısının Başkanlığında bir komisyon kurulduğu iddia edilmektedir. Gazetecilerin Emniyete girişi yasaklanmıştır. Anayasa’nın 28’inci maddesinde “Basın hürdür, sansür edilemez. Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.” denilmesine rağmen Sayın Başbakan, gazete ve televizyon sahiplerini bizzat arayarak sansür uygulamaktadır, âdeta kendi eliyle bir sansür memuru gibi hareket etmekte, medya bugün itibarıyla bizzat Sayın Başbakanın tasallutu altındadır. Sayın Başbakanın talimatıyla Ulaştırma eski Bakanı Binali Yıldırım ATV televizyonu ve Sabah gazetesinin yeni sahibine devredilmesiyle iş adamlarına salma salınmış, para toplanmış ve havuz oluşturulmuştur. Muhalif gazete ve televizyonların sahiplerine sürekli denetimler yapılmış, yüklü cezalar yazılmıştır. AKP Hükûmeti rüşvet, yolsuzluk ve antidemokratik uygulamalarını örtbas etmek için televizyon ve gazetelere yayın yasağı getirmekte, İnternet üzerinden sosyal medyaya sansür uygulanmaktadır.” Dedi

 

Türk Basınındaki sansürü sahne oyununa benzeten AKÇAY, “ Türk basın tarihine kara bir leke olarak geçen sansür konuşmalarını üzülerek paylaşmak istiyorum. Bu konuşmalar Telekomünikasyon İletişim Başkanlığınca dinlenen konuşmalardır, hepsinde tarih ve tapeler mevcuttur. Bu sansür olayının kahramanlarını artık hepiniz biliyorsunuz. Sahne Habertürk gazetesi ve radyosu, başaktör Sayın Başbakan, yardımcı oyuncular: Habertürk Gazete ve televizyonunun başındaki Mehmet Fatih Saraç Nam-i diğer “ Alo Fatih’; Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı Nam-ı diğer “ Manipülasyoncu Fatih”, Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan Nam-ı diğer “ TÜRGEV Bilal”, AKP Ankara Milletvekili ve Başbakan Erdoğan’ın baş danışmanı Yalçın Akdoğan Nam-ı diğer “ Kılavuz Yalçın”dır.” dedi.

 

Başbakan’ın Talimatıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin televizyon ekranının altından geçen haberi kaldırılıyor

 

Başbakan Erdoğan’ın basına uyguladığı sansürle ilgili örnekler veren MHP Manisa Milletvekili Erkan AKÇAY, “ Tarih 4 Haziran 2013. Başbakan Erdoğan Fas’tan Habertürk Genel Koordinatörü Alo Fatih’i arayarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin televizyon ekranının altından geçen haberinin hemen yayından kaldırılması talimatını veriyor. Alo Fatih “ Anlaşılmıştır efendim. Emriniz olur efendim.” diyor. Bu konuşma üzerine hemen banttaki alt yazılar kaldırılıyor.

 

Meclis TV’ye de sansür uygulatıyorlar

Tarih 4 Haziran 2013. Başbakan Erdoğan’ın baş danışmanı ve AKP Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan Habertürk’ün koordinatörü Alo Fatih’i arayarak “ Biz Meclis TV’yi kapattırıyoruz. Kimse görmesin diye. Siz canlı meclisi veriyorsunuz.” diyor. Alo Fatih ise “ Kardeşim İçişleri Bakanının konuşmasını verelim dedik. Arkadan devam ettiler ya. Ya bu çok alçak herif bunlar ya arkamı döndüm çıktı ya. Başbakan da aradı sabahleyin. Fatih orda otur dedi.” diyor. Bu konuşmadan sonra yayın kesiliyor.

 

Anket’e sonuçlarını manipüle ederek ‘Milli İrade Hırsızlığı’ yapıyorlar

Tarih 13 Mart 2013. Habertürk bir seçim anketi yaptırıyor. Alo Fatih, Manipülasyoncu Fatih ve TÜRGEV Bilal Seçim anketinde yapacakları ankette yapacakları manipülasyonu konuşuyorlar

 

Manipülasyoncu Fatih: “ Bu anketin BDP ile olan bölümünü anket şirketiyle görüşsem. İki puan yüksek göstersek ne dersin.” Diyor. Alo Fatih: “MHP’nin kini alıp oraya koyun ya.” diyor. Manipülasyoncu Fatih: “ Biraz kararsızlardan aktarırım. Biraz MHP’den falan aktarırım. Manipülasyon yapayım.” diyor. Bu konuşmadan 45 dakika sonra Alo Fatih ile Başbakan Erdoğan’ın oğlu TÜRGEV Bilal konuşuyor. Alo Fatih: “MHP’de yükseliyor şu anda.” Diyor. TÜRGEV Bilal: “Evet onun ordaki iki üç puanını oraya getirin.” diyor. Alo Fatih: “MHP’den oraya. MHP’den oraya.”

 

Başbakan Erdoğan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin basın toplantısı yayınını kestiriyor.

Tarih 14 Temmuz 2013. Başbakan Erdoğan Habertürk Genel koordinatörü Alo Fatih’i arayarak, “ Fatih sen izliyor musun şu anda basın açıklamasını. Ya Fatih siz var ya ne yaptığınızın farkında değilsiniz. Ya adam şu anda Türkiye batmış bitmiş tamamen elde çıkmış böyle bir manifesto açıklıyor ve bunu canlı yayında tam olarak veriyor ya.” Diyor. Alo Fatih: “ Şimdi iki üç dakikaya kestiriyorum efendim.” Diyor. Bu konuşma üzerine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin basın toplantısının canlı yayınına son veriliyor

Başbakan’ın talimatıyla haber yeniden yazılarak birinci sayfadan veriliyor.

Tarih 24 Eylül 2013. Başbakan Erdoğan Habertürk genel koordinatörü Alo Fatih’i arayarak “ Yav Fatih bu gün gazetenin 24 üncü sayfasında ‘ Bu mu sağlıkta çağ atladı iddiasında olan Türkiye’ başlıklı neredeyse tam sayfa bir haber var. Böyle başlık nasıl atıyorsunuz ya? Sen orayı görüyorsun yani. Biz kalkıp ta bu yayınları A’dan Z’ye kontrol edemeyiz ki. ”diyor. Alo Fatih, “ “Anlaşılmıştır efendim. Bu bir ayıptır efendim. Bu bir ayıptır. Bizim ayıbımız tekerrür etmeyecektir efendim. Ben şimdi Mehmet Müezzinoğlu beyi birinci sayfadan haber yapıyorum.” Diyor. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu yurt dışında olduğu için de ertesi günü yani 25 Eylül 2013 de aynı haberi değişik bir şekilde, işte, “Bakanlık Sedef için seferber oldu.” diye birinci sayfadan veriyor.

MHP’ye sansür uygulayan Başbakan Erdoğan İmralı Canisinin ayağına gazetecileri gönderiyor.

Başbakan Erdoğan, MHP ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye sansür uygulanması için sansür memuru gibi televizyonları teker teker ararken bir taraftan da 40 bin kişinin katili AKP eş başkanı İmralı Canisinin ayağına gazeteci göndermektedir.

 

MHP’li AKÇAY sözlerine şöyle devam etti: Başbakanın müdahale ettiği basından, medyadan gazete olmaz, televizyon olmaz, gazete olmaz. Ne olur? Çekirdek külahı olur, kese kâğıdı olur yani bundan basın, gazete filan olmaz ancak çekirdek külahı yaparsınız, çocuklar da uçak yapar, birbirlerine atar oynarlar.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.