CHP'nin kuruluş tarihi ile ilgili ilginç iddia

Prof. Dr. Cemil Koçak, CHP'nin kuruluş tarihi ile ilgili ilginç iddialarda bulundu. Koçak 'Yok daha neler' diyeceklere aşağıdaki yazıyı okumalarını tavsiye etti.

SİYASET 09.09.2012, 20:34 09.09.2012, 20:37
CHP'nin kuruluş tarihi ile ilgili ilginç iddia

  Prof. Dr. Cemil Koçak, Star Gazetesi'ndeki yazısında aktardığı tarihi belge ve bilgiler:

Elbette bu yıl da CHP'nin 9 Eylül'de kuruluş tarihini vesile ederek tören düzenleyeceğini biliyoruz; ne var ki, her ne kadar 9 Eylül sembolik bir gün de olsa, partinin kuruluş tarihi değildir. 'Yok daha neler' diyecekler çıkarsa, bu yazıyı okumalarını öneririm.

Herkesin bildiği bir tarihtir 9 Eylül; İzmir'in kurtuluşu günü, o zamanki deyimle İzmir'in istirdadı. Bu bakımdan CHP'nin de kuruluş günü olarak bu tarihi benimsemesine şaşmamak gerekir. Buradaki yegane eksiklik, CHP'nin kuruluşunun gerçekte bu tarihe rastlamamasıdır; gerçek kuruluş tarihi biraz daha geçtir.



Mustafa Kemal yeni bir parti kuracağını açıklıyor



Daha millî mücadele ateşi neredeyse yanmaya devam ederken Mustafa Kemal Paşa, 1922 yılının son günlerinde barış dönemi geri geldiğinde parti kuracağını açıklamıştı bile. Partinin adı bile belliydi: Halk Fırkası. Parti halkçılık ilkesi temeline dayanacaktı. Saltanatın kaldırılmasının ve Osmanlı Devleti'nin tarihe karıştığının ilân edilmesinin üzerinden neredeyse sadece bir ay geçmişti. Parti programının hazırlanması için aydınlardan da öneriler bekleniyordu. Bu arada halk kavramının içeriği de birdenbire tartışma konusu olmuştu. Halktan kasıt tam olarak neydi? Aslında bu tartışma ikinci meşrutiyet döneminde epey kızışmıştı. Rusya'daki Narodniklerden alınan kavram, daha çok fakir fukarayı içine alıyor, fakat toplumun zengin ve asil tabakalarını dışlıyordu. Ancak Mustafa Kemal Paşa, halk kavramında önemli bir farklılaşmaya gitti: Halkı bütün sınıfları içine alan bir kavram olarak kabullendi. HF, sınıflaşmanın olmadığı bir ülkede doğal olarak tüm milleti bağrında taşıyacaktı. Zengin-fakir ayrımına gerek yoktu.



'Dokuz Umde' ile ortaya konan yeni yol haritası



Mustafa Kemal Paşa bu aşamada Dokuz Umde bildirisini de açıkladı. Bir anlamda yol haritası çıkarılmış ya da genel vaatler sıralanmıştı. Meclisteki Müdafaai Hukuk grubu HF'ye dönüşecekti ve programı da hazırlanıyordu. Bu program hazırlama sürecinin tam sekiz yıl süreceğini ve ancak 1931 yılında tamamlanabileceğini elbette bu sırada hiç kimse öngöremezdi! Sonra birinci meclisin dağılmasının ardından yeni seçime geçilmiş ve birinci grup üyelerinin ikinci meclisi tamamen doldurması da sağlanmıştı. Müdafaai Hukuk grubunun adayı olarak meclise katılan üyelerin HF'yi oluşturacağı da önceden deklare edilmişti.

Meclisin ikinci dönemi 11 Ağustos'ta açılmış, Lozan anlaşması da 23 Ağustos'ta onaylanmıştı. HF'nin kuruluşu 9 Eylül'de ilân edildi. Ancak bu resmî bir müracaat değildi; sadece Müdafaai Hukuk grubunun 9 Eylül tarihli toplantısında HF tüzüğünün kabul edildiği açıklanmıştı.



CHP resmî olarak 23 Ekim'de kuruldu



Yeni partinin programı ne ölçüde görüşüldü, bilemiyoruz, çünkü parti kurulurken bir program benimsenmemişti; fakat tüzüğü kabul edilmişti. Bu son toplantının tarihi de 11 Eylül'dür. Lakin eğer bir partinin kuruluş tarihi olarak onun kurulmasına karar verilen, ya da program ve tüzüğünün kurucuları tarafından benimsendiği tarihi değil de, esas olarak kurucuların dernekler yasasına göre kuruluş dilekçesini içişleri bakanlığına verdikleri tarih olarak saptayacaksak, zaten başkaca nasıl olabilir ki, o takdirde CHP'nin resmî kuruluş tarihini cumnhuriyetin ilânından neredeyse bir hafta öncesine kadar ileri almamız gerekir. CHP'nin kurucuları kuruluş dilekçelerini 23 Ekim'de sundular ve parti yasalara göre bu tarihte kuruldu. Acaba kaç CHP'li partisinin kuruluş tarihinin gerçeğini biliyordur dersiniz?



Kuruluş dilekçesinde İnönü ve Atatürk ismi yok



Nitekim Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi'nde bulduğum belgeler de kuruluş tarihini gözler önüne sermektedir: 23 Ekim 1923 tarihli belgeye göre, partinin genel sekreteri Recep Peker'le birlikte Sabit Sağıroğlu (ama bir yıl sonra Terakkiperver'in kurucusu olacaktır), geleceğin değişmez sağlık ve sosyal yardım bakanı olacak ve nihayet başbakanlık da yapacak olan Refik Saydam, yine başbakanlık yapacak olan Celâl Bayar, Münir Hüsrev Göle, geleceğin genel sekreteri Cemil Uybadın, Halil Kâzım Hüsnü, yine genel sekreterlik yapacak olan Saffet Arıkan, Zülfi Tiğrel partinin kurucularıydılar. Bu isimler partinin ilk yöneticileriydiler aynı zamanda. Atatürk genel başkanlığa, İnönü onun vekilliğine getirilmişti. Ama ikisinin de partinin kuruluşu için verilen dilekçede isimleri geçmiyordu.



HF ancak bir yıl sonra 'Cumhuriyet' olabildi



HF, kurulduğundan yaklaşık bir yıl sonra, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kuruluş aşamasında, rakip partinin cumhuriyet adını alacağı belli olduktan sonra alelacele 10 Kasım 1924'de CHF olacaktır. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi'nde bulunan bir belgeye göre, CHF meclis grubu "hâkimiyeti milliyeyi istihsal ve cumhuriyeti idareyi tesis ve ilân eden" partinin adını CHF'ye çevirmeyi uygun görmüştü. İsmet İnönü'nün imzalı dilekçesi içişleri bakanlığına sunulmuştu. Elbette fırka kelimesinin partiye çevrilmesi de zaman alacak ve ancak on yıldan daha uzun bir süre sonra 1935 yılında gerçekleşecektir.



Müdafaai hukuk cemiyeti CHP'ye katıldı



HF'nin kurulmasının üzerinden yaklaşık bir ay geçmişti ki, HF genel başkan vekili sıfatıyla başbakan İsmet İnönü imzasıyla yayınlanan bir genelgeyle, millî mücadele döneminin müdafaai hukuk cemiyetinin HF'ye katılacağı açıklandı. Genelgede "bütün vatan için halası istiklâl getiren" cemiyetin "sulh devrinin feyizli inkişâfatını temine sarfı mesaî eylemek üzere" bugünden itibaren partiye "inkılâp edeceği" açıklanıyor ve cemiyetin bütün yönetim kurullarının partinin yönetim kurulu olacağı belirtiliyordu.



Milli mücadelenin tek mirasçısı olarak CHP



Böylece millî mücadelenin kadrosu da HF kadrosuna dönüşmekle kalmıyor; HF adeta milli mücadeleye de tek başına sahip çıkmış oluyordu. Zaten bu nedenle ve yaklaşımla CHP, 1927 yılında toplanan ilk kurultayını ikincisi sayacak ve ilkini Sivas (ama kesinlikle Erzurum değil) kongresi olarak kabul edecektir. 1923 yılında başlayan millî mücadele ile CHP arasında kurulan özdeşlik 1927 yılında tamamlanacaktır. Millî mücadeleyi Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti başarmıştı; ama bir anda bu cemiyet HF'ye dönüştüğünde, artık millî mücadelenin yegane mirasçısı da CHP olarak kalacaktır. Bu dönüşümün siyasetteki kalıcılığı günümüzde de hissedilmektedir.



Düşmanları imha eden mukaddes bir cemiyet



Bizzat Atatürk, aradan geçen bir yıldan sonra HF için şöyle diyecektir. HF, "memleket ve millet her türlü istinattan mahrum bırakılarak felâkete atıldığı meş'um hengâmda bütün milleti kadrosu içine alarak kuvvet ve kudret yapan, haricî düşmanları tard, dahilî düşmanları imha eden, halka hürriyet ve hâkimiyet temin eden mukaddes bir cemiyettir." Bu cümlede şimdiye kadar hiç dikkati çekmemiş olan bir nokta da, CHP'nin de tıpkı bir zamanlar İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) için ifade edilen "mukaddes" sıfatıyla anılmasıdır. Cemiyeti mukaddes sıfatı İTC için uygun görülürken, aradan geçen hayli zamandan sonra HF için de kullanılmıştı. Acaba Atatürk iki fırka arasındaki sürekliliği hatırlatmak için mi böyle demişti, düşünülmesi gereken bir husus.



PARTİ KURMAK 'MİLLİ BİRLİĞİ BOZABİLİR' KAYGISI


1908 sonrasındaki fırkacılık (particilik) deneyimi pek de güzel anılar bırakmamıştı doğrusu. Tarık Zafer Tunaya hocamızın bu alanda yazdıkları, kitapları ve makaleleri okunacak olursa, toplumun fırkacılık bahsinde nasıl en az iki kocaman parçaya ayrıldığını, sadece ayrılmakla da kalmayıp, birbirine düşman saflara bölündüğünü; nihayet düşman saflar arasında acımasız ve kıyasıya bir kavga çıktığını yakından öğrenmek kolay olur. Herkesin hatırlayacağı gibi, İttihatçı-İtilâfçı kavgası, bütün dönemin ve hatta millî mücadele döneminin neredeyse alâmeti farikasıydı. Bu kötü hatıralar, kamuoyunda fırkacılığın siyasal sonuçlarının bir felâket olduğunu ve olacağını çoktan ikna edici şekilde göstermişti. Artık fırkacılık istenmiyordu, hele İttihatçılık tamamen dibe vurmuştu. Bu aşamada millî mücadele yıllarında hiç kimse bir daha fırka kurmaktan söz etmedi. 1920 yılında kurulan ilk mecliste pek çok grup oluşturuldu, doğru, fakat hiçbir parti kurulmadı, hatta teşebbüs dahi edilmedi. Bunun nedeni oluşacak tepkiye karşı durmanın imkânı olamayabileceği endişesiydi. Şimdi 1922 sonunda Atatürk fırkadan söz edince, bütün bu olumsuz hatıralar ve deneyimler yeniden akla geldi. Bu bakımdan particiliğin millî mücadelede kurulan birliği bozabileceği, hatta buna neden olabileceği yönünde endişe ve kuşkular da dile getirildi. Parti kurmanın başlı başına doğru tercih olmadığı yazıldı. Dahası Atatürk'ün bir partinin başına geçmesinin daha da yanlış olacağına ilişkin görüşler boy göstermekte hiç gecikmedi. Onun herkesin üzerinde siyasal bir hakem ve yol gösterici olarak geleneksel ve bıktırıcı fırka kavgalarının dışında, üzerinde kalması gerektiği en çok rastlanan görüşlerden biriydi. Atatürk'ün parti kurma hamlesi bu bakımdan da çekinceyle karşılanmıştı.


CHP'NİN AMAÇLARI


Partinin amacı, "millî hakimiyetin halk tarafından ve halk için icrasına rehberlik etmek ve Türkiye'yi asrî bir devlet haline yükseltmek ve Türkiye'de bütün kuvvetlerin fevkinde kanunun velayetini hâkim kılmaya çalışmaktı." HF "nazarında halk mefhumu, herhangi bir sınıfa münhasır değildi." Her Türk ve dışarıdan gelip Türk tâbiyet ve kültürünü kabul eden herkes partiye üye olabilirdi.

Yorumlar (0)
8
kapalı
Namaz Vakti 08 Nisan 2026
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 27 64
2.  Fenerbahçe 28 63
3.  Trabzonspor 28 63
4.  Beşiktaş 28 52
5.  Göztepe 27 46
6.  Başakşehir FK 28 44
7.  Samsunspor 27 36
8.  Kocaelispor 28 34
9.  Gaziantep FK 28 34
10.  Alanyaspor 28 32
11.  Konyaspor 28 31
12.  Çaykur Rizespor 27 30
13.  Antalyaspor 28 28
14.  Kasımpaşa 28 27
15.  Gençlerbirliği 28 25
16.  Kayserispor 28 23
17.  Eyüpspor 28 22
18.  Fatih Karagümrük 28 20
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 33 72
2.  Amed SK 33 70
3.  Esenler Erokspor 33 66
4.  Çorum FK 34 63
5.  Bodrum FK 34 61
6.  Pendikspor 34 57
7.  Bandırmaspor 34 52
8.  Keçiörengücü 33 50
9.  Sivasspor 33 47
10.  Manisa FK 34 46
11.  Iğdır FK 33 45
12.  Van Spor FK 33 43
13.  Sarıyer 34 43
14.  Boluspor 33 42
15.  İstanbulspor 33 40
16.  Ümraniyespor 33 39
17.  Serik Belediyespor 33 35
18.  Sakaryaspor 33 33
19.  Hatayspor 34 10
20.  Adana Demirspor 34 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 31 70
2.  Manchester City 30 61
3.  Manchester United 31 55
4.  Aston Villa 31 54
5.  Liverpool 31 49
6.  Chelsea 31 48
7.  Brentford 31 46
8.  Everton 31 46
9.  Fulham 31 44
10.  Brighton & Hove Albion 31 43
11.  Sunderland 31 43
12.  Newcastle United 31 42
13.  Bournemouth 31 42
14.  Crystal Palace 30 39
15.  Leeds United 31 33
16.  Nottingham Forest 31 32
17.  Tottenham 31 30
18.  West Ham United 31 29
19.  Burnley 31 20
20.  Wolverhampton 31 17
Takımlar O P
1.  Barcelona 30 76
2.  Real Madrid 30 69
3.  Villarreal 30 58
4.  Atletico Madrid 30 57
5.  Real Betis 30 45
6.  Celta Vigo 30 44
7.  Real Sociedad 30 41
8.  Getafe 30 41
9.  Osasuna 30 38
10.  Espanyol 30 38
11.  Athletic Bilbao 30 38
12.  Girona 30 37
13.  Rayo Vallecano 30 35
14.  Valencia 30 35
15.  Deportivo Alaves 30 32
16.  Mallorca 30 31
17.  Sevilla 30 31
18.  Elche 30 29
19.  Levante 30 26
20.  Real Oviedo 30 24
asd