PAPUÇÇUOGL​U AĞIR KONUŞTU

Tarih boyunca iktidar sahiplerine yakın olma çabası içinde kalemini eğip bükenler, bir söyleyip bir vazgeçenler, namuslu insanlara iftira atanlar olmuştur. Ancak Hakk daima tecelli etmiştir. Bize çamur atmaya çalışanların sayısı her geçen gün artmaktadır. Ancak biz kararlı duruşumuzu bozmuyor ve bildiğimiz yoldan şaşmıyoruz. Her iftiraya verecek bir cevabımız muhakkak vardır.

SİYASET 02.04.2013, 23:03 02.04.2013, 23:05
PAPUÇÇUOGL​U AĞIR KONUŞTU

 Hilal Kaplan adında bir hanımefendi katıldığı bir televizyon programında hareketimiz ve liderimiz hakkında ağır ithamlarda bulunmuştur. Daha konuşmasının başında PKK’nın silah bıraktığını söyleyerek nasıl bir yanılgı içinde olduğunu göstermiştir. Terörist Karayılan ateşkesin amacının Öcalan’ın ve KCK tutuklularının serbest bırakılması olduğunu söylemektedir. Bu demektir ki, Öcalan ve KCK tutukluları serbest bırakılmazsa silahı tekrar ellerine alacaklardır. Bu, devleti silah ile tehdit etmek değil midir? Bir terör örgütü devletimizi böyle tehdit ederken, duruşu belli, çizgisi belli bir lidere “Vur de vuralım, öl de ölelim.” demekten daha güzel bir cevap olabilir mi?

Hilal Kaplan sözlerine şu şekilde devam etmektedir: “Bu ülkede her ay 15 tane asker cenazesi gelirken ben kimsenin vur de vuralım diye miting yaptığını görmedim.”

Sayın Hilal Kaplan size hatırlatmak isteriz ki verilen şehitler mücadelemizin göstergesidir. Ordumuz mücadele ederken, biz askere gidecek evlatlarımızı yetiştiriyorduk; ancak devletimizi ayakta tutan silahlı kuvvetlerimiz çözüm süreci ve Silivri tiyatrolarında aciz bırakıldı. Binlerce yıllık devlet geleneğimize üç beş kendini bilmez önünde diz çöktürülmeye çalışılıyor. Hilal Kaplan bizim milli refleksimizle uğraşmayı bir kenara bırakıp neden askeri operasyonların devam etmediğini sorgulamalıdır. Devlet üzerine düşen görevi yerine getirmezse, bu görevi yerine getirmek için her zaman gönüllü olduğumuzu herkesin bilmesini isteriz.

Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Bursa mitinginde “Bursa Türk milletinin yanında, Türklüğün tarafında ve vahdetin yanındadır.” demiştir. Hilal Kaplan Hanım bu cümlelerden de rahatsız olmuş.  Bu cümlelere karşı çıkarken kullandığı ifadelerden anlıyoruz ki, kendisi bizim Türklük tanımımızdan bihaberdir. Türk demek Ankara demektir, Hakkâri demektir, Diyarbakır demektir, Urumçi, Kerkük, Bişkek, Bakü, Bosna, Mekke demektir.

Hilal Kaplan, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye Bursa’da yaptığı konuşmayı Diyarbakır’da da yapıp yapamayacağını sormaktadır. Anlaşılan kendisinin 2011’de yapılan Diyarbakır mitinginden haberi yoktur. Diyarbakır mitingine 100 kişinin katıldığını söyleyerek oradaki on binlerce iradeyi yok saymıştır. Ayrıca kendisine 350.000 kişinin “Vur de vuralım öl de ölelim.” dediği bir lider mi Diyarbakır’da miting yapmaktan korkacaktır?  

Bütün bu ithamlarından anlaşıldığı kadarıyla, Ülkemizde önce bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma hastalığı bugün gelinen noktada beyin sahibi olmadan fikir sahibi olmaya dönüşmüştür.

Ülkücü Harekete edepsizce saldırılar bununla da sınırlı kalmamıştır. Hüseyin Çelik daha önceki basın açıklamalarımızda yer alan ifadelerden bihaber, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin çocuğu olmadığı için evlat acısını anlayamayacağını söylemiştir. AKP yöneticilerinin önce ülkem ve milletim diyen bir liderin ahlakına ulaşmalarını beklemek şüphesi ki hayal olur. Ancak Hüseyin Çelik’in idrak edemediği bir nokta da sadece kendi evlatları için üzülmenin ve kaygılanmanın bencillikten öteye geçemeyeceğidir. Oysaki milletin her ferdi, bu milletin bütün evlatlarının acısını içinde duyar. Millet olabilmek de zaten budur.

Yüce Kitabımız Kur’anı-ı Kerim’de, Cenab-ı Hakk biz kullarını her türlü sapkınlığa karşı uyarır. Rabb’imizEnfâl Suresi’nin 28. ayetinde bizleri şöyle uyarıyor: “Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah'ın katındadır.” Yoksa Hüseyin Çelik evlat sahibi olduğu için kendini daha anlayışlı, daha üstün mü sanıyor? Oysaki kendi evlatlarında onun için bir sınav olduğunu unutuyor. Hepimiz Allah’ın bizlere nasip ettiği kadarıyla yetinmeliyiz. Allah Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye milyonlarca Ülkücü evlat nasip etmiştir. Ve o evlatların her biri Hak yolunda hakikat yolunda şehadet şerbetini içmeye hazır yiğitlerdir. Bu yüzdendir ki rahatını ve ferahını düşünenler milletin derdiyle hemhal olmayı da beceremezler.

Hüseyin Çelik, şehitlerimizi ciddiye almamış ve onlardan “üç beş Mehmet” olarak söz etmiştir. PKK bomba patlattı, şehit verdik diye meclisin toplanamayacağını söylemiştir. Bu açıklamasının üzerinden bir yıla yakın zaman geçmesine rağmen henüz Türk Milletinden özür dilememiştir. Şehide üç beş Mehmet diyen biri, onların acısını içinde duyabilir mi?

İnsan evladını kaybedince evine ateş düşer. Ancak bizim kahraman Türk analarımız şehit olan evlatlarının arkasından “Vatan sağ olsun!” der. O analar, vatan için evlatlarını şehit vermeyi göze almışlardır. Hüseyin Çelik’e şunu soruyoruz: Analar evlatları şehit düşünce mi daha çok acı çekiyor, yoksa uğrunda evlatlarını verdikleri bu ülkeyi bölmek için sizin yaptıklarınızı görünce mi daha çok acı çekiyor?

Mavi Marmara hadisesinde evlatlarını kaybedenler için İsrail’den özür ve tazminat talebinde bulunup bunu da siyasi malzeme yapan sizler, söz konusu terör örgütü tarafından şehit edilen evlatlarımız olunca ne kadar da alttan alır hale geliyorsunuz. Şehide kelle, terörist başına sayın diyecek kadar alçalan dilleriniz siyasi malzeme yapabileceğinizi hissettiğiniz her alanda nasıl oluyor da en üst perdeden şakıyor.

Hiç bir hususta olmadığınız gibi bu konuda da samimi değilsiniz. Doğu Türkistan’da Çinli katillerle ticari işbirliğini, Kerkük’te Telafer’de Kürt peşmerge ağalarıyla petrol pazarlığını, Çeçenistan’da Rus doğalgazını Müslüman’ın ve Türk’ün katlinden üstün görüyorsunuz. Ama unutmayın ki kul anlamasa da şüphesiz ki Allah görür ve o her şeye kadirdir.

Ülkücü Harekete zarar vermeye gücü yetmeyenler, bu seviyesizce üslup ile bizi yıpratmaya çalışmaktadır. Bu kimseler vatanı ve milleti için hangi fedakarlıklarda bulunmuşlar ki bu milletin Allah’tan başkasına kul olmaması için binlerce şehit veren Ülkücülere dil uzatma cüretini gösterebiliyorlar?

Biz hepimiz, Allah ve millet sevdasıyla çarpan yürekleriyle yüzbinlerce Bozkurt, Hz. İsmail’ce boynumuzu Allah yolunda uzatmasını da biliriz, Hz. Hüseyin gibi kıyama kalkmasını da. Kürşad gibi 40 çeriyle Çin sarayını da basarız Fatih gibi İstanbul’u da fethederiz. Bizim soyumuz, sopumuz, atamız ecdadımız da bellidir. Sultan Alpaslan Han da biziz, Başbuğ Alpaslan Türkeş de! Enver Paşa da vardır şeceremizde, Gazi Mustafa Kemal de! Ve herkes bilsin ki Sayın Devlet Bahçeli’nin hem evladıyız, hem de onun yürüdüğü yolun, işaret ettiği menzilin takipçisiyiz. Sizlerin ağabeyi Barzani, kardeşi Beşar Esad, dostu Obama ve Bush, sofrasında yemek yedikleriniz ise Çinli katillerdir.

Türkiye’nin milli birliğini zedelemeye çalışan ve vatanın bölünmez bütünlüğünü tehlikeye düşüren açılım safsatasının başlatıldığı ilk günden bu yana, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli defalarca bunun bir ihanet projesi olduğunu, teröristlere sağlanan imtiyazlar ve verilen tavizlerin milletimiz nezdinde derin yaralar bırakacağını söylemiştir. Ancak bölünme senaryosunun baş mimarları bu iddialarını ispat etmeyenin “şerefsiz” olduğunu söylemiş, aradan geçen sürede yaşananlar Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’yi haklı çıkarmış ve tarih kimin şerefsiz sıfatına malik olduğunu sayfalarına kazımıştır.

Hepimizin bildiği üzere terör örgütü militanları artık dağlarda değil; şehirlerimizde, köylerimizde, sokağımızda ve üniversitelerimizdedir. Nitekim mezun olup büyük Türk Milleti’ne hizmet etmekten başka hiçbir gayesi olmayan Ülkücü-Milliyetçi Türk gençliğini hedef alan rezil saldırılara şahit olmaktayız. Bu saldırılar önce Ankara’da Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde boy göstermiş, sonra İstanbul’da Marmara, Çankırı’da Karatekin, Muğla’da Sıtkı Koçman Üniversiteleri’nde rezilleşerek anaların gönüllerine ateş düşürmeye devam etmiştir.

Bu ateş çemberi son günlerde Kars Kafkas Üniversitesi’nde, Ankara’da Hacettepe Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, Bartın Üniversitesi’nde gittikçe daralmakta ve vicdan sahibi her Müslüman Türk’ün yüreğini huzursuz etmektedir. Geçtiğimiz günlerde Ankara’nın göbeğinde, Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde yaşananlar bunun son örneğidir. PKK terör örgütü mensubu, millet şuurundan nasibini almamış vatan hainleri kampüs içerisinde üzerinde “öcalan’a özgürlük, kürdistana statü” yazılı bir pankart asmış, müdahale eden özel güvenlik personellerinden 3 tanesinin ağır yaralanmasına sebep olmuştur.

Açılım senaryosunu Türk Milleti’ne demokratikleşme maskesi altında kabul ettirmeye çalışanlar, Türkiye coğrafyası üzerindeki hain emellerini daha rahat gerçekleştirebilmek için bu topraklarda ezelden beri var olan kardeşlik hukukunu yok etme teşebbüsünde bulunanlar, bunun karşısındaki tek güç ve engel olarak başta Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere Ülkücü Hareketi görmektedirler. Bu yüzden bizleri yıpratma ve yıldırma politikası yürütmektedirler.

Bu vahim tablo içerisinde çaresiz bırakılmak istenen, yalnızlaştırılmaya çalışılan Türk Milleti ve Türk Kimliği hapsedilmeye çalışıldığı Ergenekon’dan çıkış yolunu Bilge lideri Devlet Bahçeli ve onun izini kurt yürüyüşünde takip eden yüz binlerce Ülkü Ocaklı Türk gencinin kararlı ve azimli mücadelesinde bulacaktır.

Buradan bir kere daha haykırıyoruz:

O Başbuğ Türkeş’in evladıydı, Biz hepimiz de Devlet Bahçeli’nin öz evlatlarıyız!

                                                                                                                Onur PAPUÇÇUOĞLU

                                                                                                          Manisa Ülkü Ocakları İl Başkanı

Yorumlar (0)
8
kapalı
Namaz Vakti 24 Mayıs 2026
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 33 77
2.  Fenerbahçe 33 73
3.  Trabzonspor 33 69
4.  Beşiktaş 33 59
5.  Göztepe 33 55
6.  Başakşehir FK 33 54
7.  Samsunspor 33 48
8.  Çaykur Rizespor 33 40
9.  Konyaspor 33 40
10.  Alanyaspor 33 37
11.  Kocaelispor 33 37
12.  Gaziantep FK 33 37
13.  Eyüpspor 33 32
14.  Kasımpaşa 33 32
15.  Gençlerbirliği 33 31
16.  Antalyaspor 33 29
17.  Fatih Karagümrük 33 27
18.  Kayserispor 33 27
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 38 81
2.  Amed SK 38 74
3.  Esenler Erokspor 38 74
4.  Çorum FK 38 71
5.  Bodrum FK 38 64
6.  Pendikspor 38 63
7.  Keçiörengücü 38 60
8.  Bandırmaspor 38 60
9.  Manisa FK 38 55
10.  Sivasspor 38 53
11.  İstanbulspor 38 52
12.  Sarıyer 38 52
13.  Iğdır FK 38 50
14.  Van Spor FK 38 49
15.  Boluspor 38 48
16.  Ümraniyespor 38 46
17.  Serik Belediyespor 38 39
18.  Sakaryaspor 38 34
19.  Hatayspor 38 14
20.  Adana Demirspor 38 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 36 79
2.  Manchester City 36 77
3.  Manchester United 36 65
4.  Liverpool 36 59
5.  Aston Villa 36 59
6.  Bournemouth 36 55
7.  Brighton & Hove Albion 36 53
8.  Brentford 36 51
9.  Chelsea 36 49
10.  Everton 36 49
11.  Fulham 36 48
12.  Sunderland 36 48
13.  Newcastle United 36 46
14.  Leeds United 36 44
15.  Crystal Palace 36 44
16.  Nottingham Forest 36 43
17.  Tottenham 36 38
18.  West Ham United 36 36
19.  Burnley 36 21
20.  Wolverhampton 36 18
Takımlar O P
1.  Barcelona 36 91
2.  Real Madrid 35 77
3.  Villarreal 36 69
4.  Atletico Madrid 36 66
5.  Real Betis 36 57
6.  Celta Vigo 36 50
7.  Getafe 36 48
8.  Real Sociedad 35 44
9.  Athletic Bilbao 36 44
10.  Sevilla 36 43
11.  Rayo Vallecano 35 43
12.  Osasuna 36 42
13.  Valencia 35 42
14.  Espanyol 36 42
15.  Deportivo Alaves 36 40
16.  Elche 36 39
17.  Mallorca 36 39
18.  Levante 36 39
19.  Girona 35 39
20.  Real Oviedo 35 29
asd